·
Okunma
·
Beğeni
·
445
Gösterim
Adı:
Delibo
Baskı tarihi:
Haziran 2020
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750743030
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Niye bu kadar istiyordu Delibo’yu bulmayı? Bağıran bir bitkiden hallice yaşayan bir adamla ne yapacaktı ki?

Yusuf on sekiz yaşındayken hayatını mahvedip terk eylediği “baba ocağı” Bornova’ya seneler sonra geri dönmüştür. Tam da o günlerde aldığı bir haberle sarsılır: Çocukluk hatıralarının kahramanlarından, mahallenin sevgilisi ve bir nevi maskotu “deli İbrahim”, namı diğer Delibo, ardında iz bırakmadan bir anda sırra kadem basmıştır. Çocukluk aşkının da onun peşinde olduğunu öğrenen Yusuf’un aklı iyice karışacaktır. Zira artık ünlü bir dizi yıldızı olan ve Delibo’ yu bulmak için her şeyini bırakıp Bornova sokaklarına dönen güzeller güzeli Yasemin, ondan ısrarla yardımını istemektedir...

Tol, Har, Merhume gibi unutulmaz romanların yazarı Murat Uyurkulak Delibo’yla İzmir’in sokaklarında dolanıyor ve hem tükenmeyen bir tutkunun hem de hayli kanıksanmış ülke gerçeklerinin izini sürüyor. Bu karnavalesk aşk romanında, akıllı ve duyarlı ama bir o kadar da yaralı ve öfke dolu Yusuf’un kurtulamadığı sevdasını anlatıyor. Beraberinde de hayatlarımızın içine sinip kabuk bağlamış meseleleri eşeliyor; eşitsizliği, haksızlığı, yoksulluğu, kini ve düğüm olmuş aile ilişkilerini gözler önüne seriyor – sakınmadan, lafı uzatmadan ve her zaman olduğu gibi sözünü esirgemeden...
200 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Tek nefeste okunuyor bazı kitaplar. Bu kitap benim için tüm gün ayrılamadığım, elimden bırakamadığım bir uzvum gibiydi. Okumanız lazım. Baş karakterin Kendiyle konuşmalarındaki samimiyeti yakalamanız için, bir sevgiliye, bir sevdaya bahşedilen bir ömrün nasıl katedildiğini görmeniz için okumanız lazım.
200 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Delibo, değişik bir his bıraktı bende. Hızla odaya dalan ve sonrasında hep zigzag çizen bir sinek uçuşu gibi.
Kitabın ana karakteri, karakterler arası çatışmalar, cümleler ve anlatım gerçekten güzel. Ama bitişi, zaman zaman kurgunun inanılmaz düşüşü de okuru kitaptan kopartıyor. Okurken hep bir sonraki sayfada bir şey bekliyorsunuz; kurgusal aksiyondan bahsetmiyorum, bir ışık, bir patlama hissi.
Okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır.
Eğer Murat Uyurkulak'ı ilk kez okuyacaksınız, rotanızı "Tol"a çevirin derim. Ha okuduysanız, son okuduğunuz Uyurkulak romanı da Merhume ise bu sularda yüzmek iyidir, iyi gelecektir, okumaya devam.
200 syf.
·2 günde·10/10
Günümüz yazarlarından Murat Uyurkulak'ın son romanı Delibo'yu kısacık bir sürede okuyup bitirdim. 200 sayfaya hiç bitmeyen bir aşkı, çocukluk travmalarını, Yusuf'u, Yasemin'i , Sefer Kavalı'yı , Türkiye portresini, edebiyat dünyasının hiç bitmeyen girdabını sığdırmış yazar. Kitap mahallenin delisi İbrahim'in namı diğer Delibo'nun kaybolmasıyla yıllar sonra İzmir'e dönen Yusuf'un hikayesine üzerine kurgulanmış beraberinde bambaşka hikayeleri okura sunmuş tadı samimiyeti ve kimi yerde hüzünlendirip kimi yerden güldüren diliyle epey keyifli bir hale bürünmüştür. Mutlaka okunması gereken yakın dönem eserlerden bana göre.
200 syf.
·10 günde·Beğendi·6/10
Kitapta kopukluklar biraz falzlaydi,konuyu hep anlatacak diye bekledim ama ne anlatmak istedigini anlamdim bi turlu,biraz bayagi geldi o yuzden okurken bitmesinj istedim acikcasi hemen,,
200 syf.
·Puan vermedi
kitabın nasıl bittiğini anlamadım. neredeyse su gibi akıp gitti. karakterler o kadar güzel ve ayrıntılı ki hepsini tanıyormuş gibi hissediyorum. hatta şu an kitabı düşünürken bi film gibi her sahnesi canlanıyor zihnimde. kitapta hoşuma gitmeyen taraf biraz 'hayatın sillesini yemiş erkek' modeli oluşturması. erkek karakterler daha bir bilgili, daha bir üstten. bunun dışında hikaye biraz daha sade biraz daha sıradan olsa daha mı vurucu olurdu diye de düşünüyorum. tabi bunların hepsi güzel ülkemizde yaşanıyor o ayrı bir konu. son olarak kitabın benim için en güzel ya karakterin duygularını çok açık seçik anlatabilmesi. o git gelleri, karmaşayı hissedebilmekti. kesinlikle okunması gereken bir kitap. diğer kitapları da okumak için sabırsızlanıyorum.
200 syf.
·Puan vermedi
Delice susadım, ağzım kurudu ama kalkıp da su içmedim kitabı bitirene kadar. Tamam iki sayfa daha yok yok şu bölüm bitsin öyle diye diye kitabı bitirdim. Sonra kana kana içtim suyu, tıpkı kitabı okur gibi. Öyle özledim çünkü Murat Uyurkulak okumayı. Uzun zamandır bekliyordum. Onun dilinde herkesten farklı bir şey var bilmiyorum, kelimeler onun kaleminden çıkarken normalden daha güçlü daha anlamlı, soyutlar sanki yıllardır somutmuş gibi geliyor ve bu lezzeti size sürekli sunup bayağılaştırmıyor da ara ara tadı damağınızda kalacak şekilde... Derdi olan bir yazar, özellikle uzun ve yorucu bir aradan sonra gelen bu kitabında çok mu boğulacağız bu meselelerle diye endişelerim vardı, Bıçakçının Tarihi Kırıntılarındaki gibi fazlaca “zorlama” şeylerle mi karşılaşacağız diye korkuyordum yalan yok. Hiç öyle olmadı, her şey kararındaydı. Kitap Yusuf’un çocukluğunda mahallenin delisi/maskotu Deli İbrahim namı diğer “Delibo”nun kaybolduğu haberini almasıyla başlıyor. Çocukluk arkadaşlarından oluşan “çete” dediği grup üyelerinin hepsini arıyor Yusuf, bir kişi hariç. Şimdilerde ünlü dizi oyuncusu, vakti zamanında Yusuf’un aşık olduğu grubun tek kız üyesi Yasemin bu kişi. Neyse o esnada Yusuf işinden de ayrılıp yıllardır uğramadığı mahallesine dönüyor, Bornova’ya, babasına. Ama çok enteresan bir durum var ki Yasemin de Delibo’nun peşinde. Karşılaşmalarını, beraber arama çabalarını okurken, geçmişe dönüşlerle Yusuf’un çocukluğundan başlayarak hayatındaki tüm önemli olayları öğrenerek eksik parçaları tamamlamaya başlıyoruz. Yasemin’in neden Delibo’yu aradığını da Delibo’nun hikayesini de kitabın sonlarına doğru öğreniyoruz. O hep diri merak duygusu belki de kitabın hızlıca akmasını sağladı. Arayışın yanı sıra bir baba-oğul hikayesi de yatıyor kitabın içinde, değinmedim. Ve değinmediğim başka konular da var yazarın derdiyle ilintili. Uzamasın çok, siz bizzat okuyun dedim. Pek çok yönden ben çok beğendim kitabı. Herkese tavsiye ederim. Ama nasıl güzel geldin Uyurkulak :)
200 syf.
·Puan vermedi
İlk olarak “ Har” ve “ Tol” romanlarını okuduğum ve hayran kaldığım sonra uzun süre bekleyip “ Bazuka” ve “ Merhume” ile serüvenimize devam ettiğimiz Murat Uyurkulak yine uzun süre bekletip “ Delibo” ile dönüş yaptı edebi dünyama. Etkileyici bir roman, tek oturuşta okudum. Elimden bırakmadan okudum. Ve tekrar okuyacağım. Şiddetle tavsiye ederim.
200 syf.
·2 günde·Beğendi
Delibo , Murat Uyurkulak'ın son romanı, benimde son zamanlarda zevkle okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Bu nedenle en son söyleyeceğim şeyi en başta söyleyerek herkese okumasını öneriyorum.

İzmir Bornova'da yaşayan Delibo'nun bir gün ardından hiçbir iz bırakmazsızın ortadan kaybolması ile başlar hikaye. Mahalleli Delibo'yu aramaya başlar. Arayanların başını ise Yusuf'un çocukluk aşkı Yasemin ve babası Sefer çeker. Yusuf'un yıllar önce hayatını mahvedip evini, babasını, çocukluk aşkı Yasemin'i terk ettiği Bornova'ya geri dönüşü de tam da bu zamanlara denk gelir.

Ünlü bir dizi yıldızı olan çocukluk aşkı Yasemin ve emekli edebiyat öğretmeni babası Sefer'in Delibo'yu ısrarla aramaları Yusuf'un kafasını her ne kadar karıştırsa da, o da kendini Delibo'yu aramak için İzmir sokaklarını arşınlarken bulur. Yusuf'da bizler gibi bu arayışın nedenini öğrenmek için kitabın sonunu beklemek zorundadır ne yazık ki.

Yıllar sonra geri dönmek Yusuf için hiçte kolay değildir. Çocukluğunda ve gençliğinde yaşadıkları, yarım kalan kapanmamış hesaplar, yarım kalan bir aşk, yaşanan acı tatlı hatıralar Yusuf'u yitirdiği gençliğine ve çocukluğuna geri döndürür .

Bol diyaloglu yazımı, sade ve akıcı dili ile su gibi akıp giden elinizden bırakamadan bir çırpıda okuyacağınız, İzmir'in sokaklarında Delibo'nun peşinden koşarken kah gülüp kah hüzünleneceğiniz, sözünü sakınmayan harika bir roman Delibo.

Mutlaka okuyun .
200 syf.
·5/10
Ilk 70 sayfa çok güzeldi, dedim devamı da bu güzellikte olur diye ama beni sarmadı maalesef. Olaylar çok karmaşıktı. Hiçbiri birbirine bağlanamıyordu. Olay örgüsü açısından çok zayıftı. O yüzden beğenemedim.
200 syf.
·8 günde·8/10
Murat Uyurkulak'tan beklentim hala çok yüksek olduğundan olsa gerek çok sevemedim Delibo'yu. Anlatımı çok samimi. Yakın dönem Türkiye portresini de güzel anlatmış. Aşkı, parasızlığı, ümitsizliği, umutsuzluğu, baba oğul ilişkisi, öfkeyi, nefreti, kıskançlığı da güzel anlatmış ama yüzeysel kalmış her bir anlattığı. Tol'ü yazabilen bir yazardan çok daha iyi bir kitap beklerdim. Tol'ü okumadıysanız mutlaka okuyun. Sonra Har'ı okuyun mutlaka. Merhume'nin yakınından geçmeyin. Bunu da vakit geçirmek için okuyabilirsiniz pek tabii.
200 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Murat Uyurkulak’ın ilk okuduğum romanı. Romanlarda geçmiş ve şimdiki zaman örüntüleri ile yapılan anlatımları beğenirim. Baş karakterde Emrah Serbes’in Erken Kaybedenler esintisi gördüm. Belki de bana öyle gelmiştir.
Yalnız olmadığını hissetti, durdu, başını kaldırdı, beni gördü ve işte o an, küçücük bir hareket, sıradan bir jest, alelade bir reaksiyon... Ruhumu tam ortadan ikiye biçen, yaşamak istikametinde ne kadar mecalim varsa hepsini alıp götüren, ömür boyu unutamadığım... Güldü!
Murat Uyurkulak
Sayfa 33 - Can Sanat Yayınları
Bir akşamüstü, okuldan döndükten sonra babamın sabahtan yapıp bıraktığı kuru fasulyeyi yarım ekmekle mideye indirmiş, yalnız başıma test çözüyorum.

Tam kapı çalındığı sırada okuduğum problemi hiç unutmadım:

"Bir havuza her gün, bir önceki günün iki katı su dolduruluyor... Havuzun tamamı 67 günde dolduğuna göre yarısı kaç günde dolar?"
Murat Uyurkulak
Sayfa 30 - Can Sanat Yayınları
... iyiliğe güzelliğe dair ne varsa hepsini fırlatıp atmıştım da, Yasemini unutamamıştım. Ayakkabı altına yapışan sakız, ekmek üzerinden kayıp gömleğe damlayan çiçek balı, yeni boyanmış belediye bankına oturduğunda pantolonuna dadanan yağlı sarı...
Murat Uyurkulak
Sayfa 20 - Can Sanat Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Delibo
Baskı tarihi:
Haziran 2020
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750743030
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Niye bu kadar istiyordu Delibo’yu bulmayı? Bağıran bir bitkiden hallice yaşayan bir adamla ne yapacaktı ki?

Yusuf on sekiz yaşındayken hayatını mahvedip terk eylediği “baba ocağı” Bornova’ya seneler sonra geri dönmüştür. Tam da o günlerde aldığı bir haberle sarsılır: Çocukluk hatıralarının kahramanlarından, mahallenin sevgilisi ve bir nevi maskotu “deli İbrahim”, namı diğer Delibo, ardında iz bırakmadan bir anda sırra kadem basmıştır. Çocukluk aşkının da onun peşinde olduğunu öğrenen Yusuf’un aklı iyice karışacaktır. Zira artık ünlü bir dizi yıldızı olan ve Delibo’ yu bulmak için her şeyini bırakıp Bornova sokaklarına dönen güzeller güzeli Yasemin, ondan ısrarla yardımını istemektedir...

Tol, Har, Merhume gibi unutulmaz romanların yazarı Murat Uyurkulak Delibo’yla İzmir’in sokaklarında dolanıyor ve hem tükenmeyen bir tutkunun hem de hayli kanıksanmış ülke gerçeklerinin izini sürüyor. Bu karnavalesk aşk romanında, akıllı ve duyarlı ama bir o kadar da yaralı ve öfke dolu Yusuf’un kurtulamadığı sevdasını anlatıyor. Beraberinde de hayatlarımızın içine sinip kabuk bağlamış meseleleri eşeliyor; eşitsizliği, haksızlığı, yoksulluğu, kini ve düğüm olmuş aile ilişkilerini gözler önüne seriyor – sakınmadan, lafı uzatmadan ve her zaman olduğu gibi sözünü esirgemeden...

Kitabı okuyanlar 152 okur

  • İlker B.
  • Selin Aydın
  • Fulya Özgüden
  • Nurdan Serçe
  • Demet Simsek
  • özgür tarakçı
  • Duygu
  • Sümer
  • Esra
  • Ahmet Kılıç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.6 (11)
9
%25.4 (15)
8
%30.5 (18)
7
%13.6 (8)
6
%5.1 (3)
5
%3.4 (2)
4
%0
3
%3.4 (2)
2
%0
1
%0