Ebru Işık

5/10
·96 syf.·
2025 44. kitabı
SEVMEK DEDİKLERİ MARGİT SCHREİNER SAYFA SAYISI: 96 Margit Schreiner 1953 yılında Avusturya'da doğdu, ilk ve orta öğrenimini burada bitirdikten sonra Salzburg'da Alman filolojisi ve psikoloji okudu. 1977'den 1980'e kadar Tokyo'da yaşayan Schreiner burada Faust üzerine yazmakta olduğu doktora tezini yarıda bırakarak yazar olmaya karar verdi. 1983'ten itibaren yaşamını Salzburg ve Paris'te yazar olarak sürdürmeye başladı. Önce radyo için eserler kaleme alan Schreiner bunların ardından şiir ve makaleler yazdı. Öykülerden oluşan ilk kitabı Aziz Benedikt'in Gülleri’ni 1989'da yayımlandı. Bir süre Berlin ve İtalya'da da yaşadıktan sonra 2000 yılında Avusturya'ya döndü. Sahne eserleri, denemeler ve makaleler de kaleme alan Schreiner'in romanları arasında Ev, Kadınlar, Seks, Sevmek Dedikleri ve Meskene Tecavüz sayılabilir. Eserleri çeşitli dillere çevrilen Schreiner, çok sayıda ödül kazanmıştır. Avusturyalı yazarın Ayrılık üçlemesinin Türkçe’de ilk kitabı, Almanca aslında ise son kitabı olan Sevmek Dedikleri ölüm, düğün ve bir doğumu anlatan üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde bakımevinde yaşayan yaşlı annesi ile vedalaşmasını anlatan kısımdan etkilenmemek mümkün değil. Burada kendi iç hesaplaşmasına giren anlatıcı aslında annesini bakımevine yatırdığı için mutsuzluğunu da dile getirmiştir. Annenin ölümü ile birlikte evin boşaltması ve o süreçte yaşadıklarına tanık oluyorsunuz. İkinci kısımda bir düğünü ve son kısımda yine vurucu bir şekilde anlatılan bir doğumdan bahsedilmektedir. Yalın ve son derece akıcı bir dile sahip olan yazardan okuduğum ilk eser. Anlatımı son derece temiz bir dile sahip olmasına rağmen, yazardan farklı kitaplar okumayı şu an için düşünmemekteyim. Kurgu açısından çok fazla içine alan bir üslubu olmadığı kanaatindeyim. Belki de üçlemenin son
Sevmek DedikleriMargit Schreiner · Yapı Kredi Yayınları · 2022974 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·112 syf.·
2025 43. kitabı
KODİN PANAIT ISTRATI SAYFA SAYISI:109 Balkanların Maksim Gorki’si olarak tanınan Rumen yazarın babası Yunanlı olup İstanbul’da dahil olmak üzere birçok Osmanlı kentinde yaşamıştır. 60’ lı yıllarda varlık yayınlarının kitabını en çok bastığı yazarlardandır. Tüm eserlerinde Fransızca dilini kullanmıştır. Bu kitabında Kodin, Bataklıkta Bir Gece ve Kir Nicolas olmak üzere üç farklı hikaye yer almaktadır. Yazılarında son derece yalın ve akıcı bir dile sahiptir. Bu eserde annesi ve babası tarafından bile sevilmemiş, Kodin’in hikayesini okuyacaksınız. Suç işleyen, şiddet yanlısı biriyken karşısına çıkan Adrien adlı çocukla kurduğu arkadaşlığın anlatıldığı eserde, toplumun dışladığı ve çirkin olduğu için herkes tarafından bir kenara itilmiş olan Kodin’in yeri geldiğinde annesine bile olan öfkesi yüzünden hırçınlığına kaba kuvvete başvurmasına tanık olacaksınız. Birçok yorumda bu kitabın çocuklara okutulması gerektiği söylenmesine rağmen ben bu görüşe katılmadığımı belirtmek isterim. Bana göre arkadaşlık, dostluk kavramını bu kadar karamsar bir yazardan okumak çok anlamlı değil. Ayrıca Kodin karakteri annesine bile şiddet uygulayan biriyken, çocuklara çokta iyi bir örnek olmayacağı kanısındayım. Evet kitaptan çıkarılacak çok fazla ders var fakat benim için Kodin, yazarın okumuş olduğum diğer kitapları arasında en sıkıcı olanıydı. Belki de kötü karakterlerin yer aldığı kitapları okumayı çok sevmiyor olduğumdan çok keyif almamış olabilirim. Yine de okuyun belki de benden farklı olarak siz çok seversiniz. Alıntılar ️Kimse iyi yürekli doğan birinin, iyi yürekli olmasına yardım etmek istemediği gibi, iyi yürekli doğma şansını elde edemeyen birinin, iyi olmasına da yardımcı olmuyor. (Sf:109)
KodinPanait Istrati · Oda Yayınları · 2004737 okunma
Puan vermedi·106 syf.·
2025 42. kitabı
İÇERİ GİRMEZ MİYDİNİZ? NESLİHAN ÖNDEROĞLU SAYFA SAYISI:112 ️Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümü mezunu olan yazar bu ilk kitabı ile 2013 Haldun Taner Öykü Ödülü’ne değer bulundu. Hikayelerini okudukça bu ödülü sonuna kadar hak ettiğini düşüneceksiniz. ️Her zamanki gibi bu kitabında da akıcı bir dille anlattığı öykülerinde kimi zaman yüzünüzde tebessüme, kimi zamanda gözlerinizin dolmasına engel olamayacaksınız.  ️Birbirinden güzel 20 öyküden oluşan, özellikle birçoğunda kadınların toplumsal sorunlarını ele alan bu eserinde, zaman zaman yer verdiği  betimlemeler öyle güzel ki okuyucuyu sıkmadan olayları, yerleri, kişileri gözünüzde  canlandırabiliyorsunuz. ️ İçeri Girmez Miydiniz ? adlı eseri okurken farkında olmadan, kendinizi hikayelerin içinde bulacaksınız. Kapak hikayesi çok güzel. Özellikle sonunda yüzünüzü güldüren harika bir sonla bitiyor. Trampa da ise köpekli adamın hikayesi çok dokunaklı. Usulca ve Yalnız hikayesinde işlenen konu ölüm bana göre son derece sarsıcıydı. Kendisinin de bir söyleşisinde bahsettiği gibi ucu açık öykülerden hoşlananlar için sonunu biraz da biz okuyuculara bırakan eserler okumayı seviyorsanız tavsiye ederim. Çoğu hikayede kendinizden bir şeyler bulacaksınız.   Alıntılar Durdurulamayacak tek hareket akreple yelkovanınki...(Sf:34) Hayatta kalabilmek için hafızayı silmek zorundayız (Sf:35) Bir bedene, sağlam bir bedene ruhumu taşımak isterdim. (Sf:102) Neslihan Önderoğlu
İçeri Girmez miydiniz?Neslihan Önderoğlu · Notos Yayınları · 2014169 okunma
7/10
·99 syf.·
Beğendi
·
2025 41. kitabı
ARAMIZDAKİ EN KISA MESAFE BARIŞ BIÇAKÇI SAYFA SAYISI:99 Yazar 1966 Adana doğumlu olup ilk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamlamıştır. ODTÜ Makine Mühendisliği mezunudur. Günümüz roman ve hikayesinin başlıca yazarlarından biri olan Bıçakçı ilk olarak şiirle yazı hayatına girmiştir. Kendine has üslubuyla yazdığı son derece akıcı kitaplarından biri olup birbirinden güzel hikayelere tanık olacaksınız. Aramızdaki En Kısa Mesafe anne baba ve üç oğlunun seksenli, doksanlı yıllara ait en güzel ve en ilginç çocukluk anılarının yer aldığı toplam 24 hikayeden oluşan eseridir. Kitabı okurken birçoğumuzun aşina olduğu hatta yaşadığı ama unutulmuş olan birçok duyguyu içinde barındıran öykülere rastlayacaksınız. Yazarın özellikle Ankara’dan da bahseden hikayelerini bu şehirde yaşayan biri olarak severek okuyorsunuz. Hem tebessümle, hem de hüzünle okuyacağınız hikayeler bitmesin isteyeceksiniz. Yormayan, akıcı bir dile sahip olan yazarın duyguyu okuyucuya geçirdiği sürükleyici, bitmesini istemeyeceğiniz fakat bir o kadar da çabucak biten bu kitabını tüm öykü severlerin okumasını öneririm. Alıntılar Bir felsefeci ölü bulunduğunda akla gelecek ilk şüpheli elbette kafasındaki fikirlerdi. (Sf:87) Hiçbir şey göründüğü, hatta yaşandığı gibi değil! Her şey hatırlandığı gibi. (Sf:97) Barış Bıçakçı
Aramızdaki En Kısa MesafeBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 20204,315 okunma