sayrıların ve sağlıklıların
eşit olduğu son gecesinde
kayanın en büyüğünün
en küçük taşla eşit olduğu gecesinde
sevmenin ya da sevmemenin eşit olduğu gecesinde
o zaman öyle bir ses çıkarmak isterim ki
yoklukta bile kalsın...
şimdi düşünelim
sevgilim filan değil
serin gölgeler değil
terli sevişmeler de değil
işte bütün olmazlardan sonra
kar altında kalan bir pabuç mu
insanın şurası
kendini anlatmalıdır herkes
ölüler bile kaçınamaz bundan
el ayak parmaklarımı say on tane
ellerim ikiden fazla
ikiden fazla ama
yenildiğinden olacak mosmordu
çığlığım uzun uzun kalır içimde
yani güller giyinmiş bir adam nerde ben nerde
rüzgâr bir dirimi dört yöne bölerken tepelerde
ve gece duruşmasından yeni çıkmışken
sabahın terazisi eksik tartar gölgemi