"...patronlarının diliyle konuştuklarını fark edemeyen ezik ruhlu kapı kullarının gururundan ve bu gururun girebileceği çeşitli kılıklarla bu kılıkların insana alçakgönüllülükmüş gibi gözüken kıvamından korkuyorum..."
Ya tanrı bir kadınsa?
diye soruyor juan utanmadan.
Hadi canım hadi eğer tanrı kadın olsa
Muhtemelen biz agnostikler ve ateistler
öyle başımızla hayır demek yerine
hep birlikte evet derdik tüm kalbimizle
Belki iyice yaklaşırdık o tanrısal çıplaklığının
bronzdan olmayan ayaklarını öpmek için
taştan olmayan venüs tümseğini
mermerden olmayan memelerini
alçıdan olmayan dudaklarını
Eğer tanrı kadın olsaydı sıkıca sarılırdık
onu o uzaklardan söküp almak için
gerek olmazdı yemin etmeye
ölüm bizi ayırıncaya dek diye
bizzat mükemmel bir ölümsüz olduğu için
bize aids ya da başka korkular getirmek yerine
ölümsüzlüğünü bulaştırırdı o ilahi bedeninden
Eğer tanrı kadın olsaydı kalmazdı zaten
öyle uzaklarda cennetin krallıklarında falan
bizi cehennemin girişinde beklerdi onun yerine
kavuşturmadan kollarını
plastik olmayan bir gülle elinde
meleklere has olmayan bir aşkla elbette
ah tanrım ah tanrım
''Sonuçta pek çok insan nasıl yalnız yaşayacağını bilmediği için evleniyor ve başka toplumsal ilişkiler arıyor. İnsanın yalnız yaşaması gerektiğini söylemiyorum fakat sevilmek için evleniyorsanız ya da işinizi kendinizi unutma aracı olarak kullanıyorsanız, o zaman göreceksiniz ki bütün yaşamınız sonu gelmez bir oyalanma arayışından başka bir şey değildir. Çok az kişi yalnızlık korkusunun ötesine geçebiliyor; fakat insan bunu yapmak zorunda çünkü gerçek hazine bu korkunun ötesinde.''
Jiddu Krishnamurti/ Bunları Düşün