Kitapzade

Kitapzade
@EbuUbeyde111
Kaçacağınız yeri iyi biliniz, yoksa bir ömür kaçak yaşamak sürgün değill midir?
İletişimin kolaylığı, sık sık çıkılan yolculuklar, dağ ve deniz gezintileri düşüncemizin dağılmasına sebebiyet veriyor. İnsan okumaya dahi vakit ayıramıyor, devinim hâlinde fakat içi boş bir yaşam sürüyoruz. Gazetelerin verdiği ilgi çekici haberler, insanda uyandırdığı sahte heyecan ve dünyanın dört bir yanından sunduğu üçüncü sayfa haberleri, kitap okumayı insanlar için zevksiz bir aktivite hâline getiriyor.
Sayfa 32·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ortaöğretim müfredatına baktığımız zaman adeta bütün öğrenciler savruk birer tembel hâline getirilmek için hazırlanmışa benziyor. Bu müfredat, bu talihsiz gençleri her şeyi gözden kaçırmaya mecbur bırakıyor ve özümsenecek konuların çeşitliliği nedeniyle onların herhangi bir fikri kaynağına kadar takip etmelerini, temellendirmelerini ve sindirmelerini engelliyor. Bu genç, ortaöğretim müfredatının tamamıyla saçma olduğunu nasıl bilebilir ki? Oysaki bu sistem, öğrencideki girişimci ruhu ve çalışmalarında göstereceği dürüstlüğü de yok etmektedir.
Sayfa 31·Kitabı okuyor
Öğütüm Sistemi..
Ne yazık ki şunu da söylemeliyiz; temel düşünsel tembelliğin hem ateşleyeni hem de harlayanı eğitim sistemleridir.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Ancak İslâm, Müslüman toplumların bu geri kalmışlığına, ahlâkî ve kültürel yozlaşmalarına rağmen hâlâ dünya genelinde canlılığını sürdürmekte ve bir misyonerin daha önce aktardığımız ifadelerine yansıdığı şekilde, 10. ve 40. enlemler penceresinden enerjik şekilde yeryüzünün bütün kısımlarına ulaşmayı sürdürmektedir. Misyonerlik faaliyetlerinin hedefi olan toplumlar -özellikle de Müslüman halklar- kendi dinsel ve ulusal kimlikleriyle, inançları ve kültürel değerleriyle kavgalı olmayı bıraktıklarında ve bugün yaşanan, yaşanmakta olan olayları geçmişte kazanılan tecrübeler ve bilgi birikimi doğrultusunda değerlendirip, geleceğe yönelik düşüncelerini bu bağlamda oluşturduklarında misyonerlik faaliyetlerinin -dün olduğu gibi bugün de- hedefine ulaşamayacağı kesindir. Zira, misyonerlik faaliyetleri de dahil her türlü zararlı akıma karşı en önemli direnç kendi inanç, kültür ve değerlerimize bağlı olmak, toplumsal birlik içinde sosyal, siyasal ve ekonomik sorunların üstesinden gelmenin yollarını aramak ve toplumsal barışı elbirliğiyle tesis etmekle sağlanabilir.
Sayfa 115·Kitabı okuyor
Dolayısıyla misyonerlik, yalnızca dinsel amaca yönelik faaliyette bulunan bir hareket olarak kalmamakta, aynı zamanda çeşitli güç odaklarının siyasal ve askerî egemenlik alanlarını genişletmeye yönelik çabalar olarak da sürdürülmektedir.
Sayfa 114·Kitabı okuyor