Bulmuşsun kendini bir karanlığın içinde,
Gözlerin görmez olmuş sana bir nefesin kadar uzaktakileri,
Anılarında herşey tap teze ve gencecik.
Kulakların duyuyor belki yiten yılları
Senin için mavi çocukluğundaki önlüğü anımsatıyor.
Beş adım attın mı varacağın yeri biliyorsun
Ama ellerinin üzerinde oluşan haritayı sadece dedenin ellerini düşünerek tahmin edebiliyorsun.
Açıldı şimdi kapandıktan kırk yıl sonra gözlerin
Koşarak yol arkadaşını arıyorsun
Gencecik sevdiğin duruyor karşında
Belindeki bükülme,
Saçlarındaki beyaz,
Gözlerindeki heyecan.
Sana doyamadım demek bir o kadar sahici geliyor.
Tek gerçeğin
Tek gerçeğim.!