Ebû Ubeyde mlk

Ebû Ubeyde mlk
@Ebuubeyde25
Ebû Ubeyde Komutanımız ne zaman şehid oldu işte detaylar: 30 Ağustos Cumartesi akşamı, ihanetin en çirkin anlarından birinde, bir işbirlikçi, uzun bir ayrılığın ardından ailesini ziyareti sırasında maskeli direnişçinin bulunduğu yeri Şabak’a bildirdi. Şabak bu bilgiyi yalanlamadı; aksine, 14 başarısız suikast girişiminden sonra uzun süredir beklenen nadir bir fırsat olarak değerlendirdi. Derhal ordu komutanlarının katıldığı acil bir toplantı yapıldı ve direniş liderlerini hedef almak üzere özel olarak hazırlanmış uçakların kullanılmasına karar verildi. Belirli bir dairede bulunduğunu bilmelerine rağmen, isabeti kesinleştirmek ve tüm aileden intikam almak için binanın tamamını bombaladılar. Saldırıda, uluslararası hukuka göre yasaklanmış, yakıcı termobarik bombalarla yüklü füzeler kullanıldı. Bu bombalar havaya yayılan patlayıcı yakıt bulutları salar, ardından aniden tutuşarak muazzam bir ısı ve ölümcül bir basınç oluşturur; bedenleri yutar, buharlaştırır, ortamdan oksijeni çeker; ne insan ne de taş kurtulur. Böylece kahramanımız şehit oldu; eşi ve çocukları Liyan, Minnetullah ve Yaman da şehit düştü. Mübarek bedeni tamamen buharlaştı;
Reklam
Fakat ey insan, senin mazi ve müstakbelin akıl cihetiyle bir derece gaybîlikten çıkmasıyla, setr-i gaybdan hayvana gelen istirahattan tamamen mahrumsun. Geçmişten çıkan teessüfler, elîm firaklar ve gelecekten gelen korkular ve endişeler; senin cüz'î lezzetini hiçe indirir. Lezzet cihetinde yüz derece hayvandan aşağı düşürür. Madem hakikat budur. Ya aklını çıkar at, hayvan ol kurtul veya aklını imanla başına al, Kur'anı dinle. Yüz derece hayvandan ziyade bu fâni dünyada dahi safi lezzetleri kazan!.." diyerek onu ilzam ettim.
Sayfa 18 - Envâr Neşriyat·Kitabı okuyacak
Üçüncü Mes'ele
Gençlik Rehberi'nde izahı bulunan ibretli bir hâdisenin hülâsası şudur: Bir zaman, Eskişehir hapishanesinin penceresinde bir cumhuriyet bayramında oturmuştum. Karşısındaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raksediyorlardı. Birden manevî bir sinema ile elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü. Ve gördüm ki: O elli-altmış kızlardan ve talebelerden kırk-ellisi kabirde toprak oluyorlar, azab çekiyorlar. Ve on tanesi, yetmiş-seksen yaşında çirkinleşmiş, gençliğinde iffetini muhafaza etmediğinden sevmek beklediği nazarlardan nefret görüyorlar.. kat'î müşahede ettim. Onların o acınacak hallerine ağladım. Hapishanedeki bir kısım arkadaşlar ağladığımı işittiler. Geldiler, sordular. Ben dedim: Şimdi beni kendi halime bırakınız, gidiniz. Evet gördüğüm hakikattır, hayal değil. Nasılki bu yaz ve güzün âhiri kıştır. Öyle de, gençlik yazı ve ihtiyarlık güzünün arkası kabir ve berzah kışıdır. Geçmiş zamanın elli sene evvelki hâdisatı sinema ile hal-i hazırda gösterildiği gibi, gelecek zamanın elli sene sonraki istikbal hâdisatını gösteren bir sinema bulunsa, ehl-i dalalet ve sefahetin elli-altmış sene sonraki vaziyetleri onlara gösterilse idi, şimdiki güldüklerine ve gayr-ı meşru' keyiflerine nefretler ve teellümlerle ağlayacaklardı. Ben o Eskişehir hapishanesindeki müşahede ile meşgul iken sefahet ve dalaleti tervic eden bir şahs-ı manevî, insî bir şeytan gibi karşıma dikildi ve dedi: "Biz hayatın herbir çeşit lezzetini ve keyiflerini tatmak ve tattırmak istiyoruz, bize karışma." Ben de cevaben dedim: Madem lezzet ve zevk için ölümü hatıra getirmeyip dalalet ve sefahete atılıyorsun, kat'iyyen bil ki: Senin dalaletin hükmüyle bütün geçmiş zaman-ı mazi ölmüş ve madumdur ve içinde cenazeleri çürümüş bir vahşetli mezaristandır. İnsaniyet alâkadarlığıyla

Ebû Ubeyde mlk

, şu anda okuyor
10/10
·%6 (85/1254 syf.)·
Beğendi
Bediüzzaman Said Nursî
9.7/10 · 6,8bin okunma
Mimsiz Me-Deniyet
Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Ne kadar güzel anlatmış Mimsiz Me-Deniyet'i; 《"Bu hârika risale mühim bir "İ'lem"inde, medenî mü'min ile medenî kâfirin suret ve sîret ve zahir ve bâtın farklarını gayet beliğ bir tarzda beyan ediyor. Ve neticede bu farkı körlere de göstermek için diyor ki: "Eğer istersen hayalinle Nurşin karyesindeki Seyda'nın meclisine git bak: Orada fukara kıyafetinde melikler, padişahlar ve insan elbisesinde melaikeleri bir sohbet-i kudsiyede göreceksin. Sonra Paris'e git ve en büyük localarına gir, göreceksin ki, akrepler insan libası giymişler ve ifritler adam suretini almışlar ilâ âhir" diyerek daha başka cihetteki farklarını "Lemaat" ve "Sünuhat"a havale eder."》 (Mesnevi-i Nuriye - 263)
Reklam