Satranç kitabına başladığım o ilk andan son ana kadar beynimi ele geçirdiğini hissettim.Kitaptaki insanların duyguları o kadar yoğun ve hissedilebilir ki sanki yanımdalarmış ya da ben aslında onlarmışım gibi hissettim.
Kitabın ilerleyen bölümlerinde içime inanılmaz bir satranç oynama isteği geldi,şuansa biraz korkuyorum.
Zweig okuduğum bu ilk kitabında beni kendine hayran bıraktı.Ve hayatın ona getirdiklerine çok üzülmeme sebep oldu.Resmen bu çalışkan ve yaratıcı yazarın varlığı bu dünyaya çok gelmiş tabiri caizse onu kapı dışarı edecek bir pozisyona sokmuştu.Bu beni oldukça yaraladı.
Kitabı bitirdiğimde keşke biraz daha uzun olsaydı diye düşündüm ama şuan kendimi Zweig'ın diğer kitaplarıyla kendimi avutmaya karar verdim.
*****spoiler*******
Ayrıca sonunda Dr. B nin büyük tutkusu ve hastalığı olan satrançtan kaçışı bana tutkularımızın bizi belli bir yere kadar koruyup sonrasındaysa harap edebileceğini gösterdi.
Dr.B nin hiçliğin ortasındaki yalnızlığı ve nesnelere tutunması,bir kitaba tutunması o kadar gerçekti ki olduğum yerin yaşadığım anın kıymetini daha da iyi anlamamı sağladı.
****spoiler******
Uzun lafın kısası çok çok güzeldi.Herkes okusun ve tüm halklara ve tüm zamanlara ait ve can sıkıntısını öldürmek,duyuları bileylemek,ruhu rahatlatmak için Tanrı tarafından bize armağan edilen satrancı oynasın.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,2bin okunma