Yine de ruhumda ne çok şey var. Ve ne içsel güçler ne öfke ve aşk okyanusları, bu kadar zayıf, bu kadar aptal, bu kadar bıkkın, bu kadar bitkin şu kalpte birbirine çarpıp paramparça oluyor!
Zira kuşkusuz siz de 15 yaşında benim gibi yaptınız, bir kez, o insanı yakan ve kitaplarda gördüğünüz gibi delice bir aşkla sevdiğinizi sandınız. Oysa ki kalbinizin epidermindeki yara, tutku adı verilen demir pençenin attığı küçük bir çizikten başka bir şey değildi, ve siz zar zor yanan bu mütevazı ateşe hayalgücünüzün bütün gücüyle üflüyordunuz.