Ankara'da / II
Posta caddesi, Taşhan, Karpiç ve diğerleri
Ama artık meyhanaler kalmadı Ankara'da
Belki bundandı Cemal Süreya'nın Kızılay'da
Huzursuz bir zürafa gibi dolaşması
Bir rüzgar esse ellerin fesleğen kokuyor
Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri
Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda
Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum
Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dargınlığım
Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte
Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan
Bu dünyada her şey haksızca ilerliyor. Aslında, buradan başka bir gerçekliğin içinde yeniden varolup olmayacağımızı bilmiyoruz. O nedenle bu dünyanın tek tesellisi güzelliktir.