Ece Tecimer

Ece Tecimer
@Ecetecimer
Lisans
Eskişehir
572 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı

Ece Tecimer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·384 syf.··
2026 78. kitabı
Sercan Yılmaz
8.3/10 · 6 okunma
Reklam
Puan vermedi·200 syf.··
2026 77. kitabı
Bugün sizlere oldukça samimi bir kitapla geldim. @ortancacocuk_ ’ın kaleme aldığı “Ortanca Çocuk”, yazarın kendi yaşam öyküsünden ve içsel yolculuğundan beslenen bir kitap. Özellikle aile içindeki rollerin insan psikolojisi üzerindeki etkilerini ele alıyor. Kitap; insanın en derininde, kimselere göstermediği o kırgın çocukluğunu gün yüzüne çıkarma çabasıyla yazılmış oldukça samimi bir eser. Adından da anlaşılacağı üzere aile dinamikleri içerisinde genellikle “görülmeyen” veya “sesi duyulmayan” o ara noktada kalmış bireyin iç dünyasına odaklanıyor. Yazar, kendi hayat mücadelesini ve sessiz çığlıklarını anlatırken aslında toplumsal bir yaraya da parmak basıyor; çünkü bu hikâye sadece bir biyografi değil, aynı zamanda ailesiyle, toplumla ve en çok da kendi iç sesiyle savaşan bir çocuğun büyüme serüveni. Eserin en çarpıcı yönü, okura “yalnız değilsin” mesajını çok doğrudan bir dille vermesi. İbrahim Albayrak, susturulan hayalleri ve adlandırılamayan duyguları kağıda dökerek okuyucuyu kendi geçmişiyle yüzleşmeye davet ediyor. Kitabın kapak mottosunda yer alan “Bazen en çok ortada kalanlar en sessiz haykıranlardır” ifadesi, tüm anlatının ruhunu özetliyor. Bu yönüyle kitap, hem bir başarı öyküsü olarak motivasyon veriyor hem de çocukluk travmalarının yetişkinlik üzerindeki izlerini sakin ve içten bir dille sorgulatıyor. Eğer hayatınızın bir döneminde kendinizi “arada kalmış” veya “anlaşılmamış” hissettiyseniz, bu satırlarda kendinizden çok fazla parça bulmanız mümkün. İyilikle ve kitapla kalın.
Ortanca Çocukİbrahim Albayrak · İkinci Adam Yayınları · 20267 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 76. kitabı
Bugün sizlere kalemini sevdiğim bir yazarın kitabıyla geldim. @gonuldemir.gd ’in kaleminden çıkan “Halo Dayı”, okuru Kadıköy’ün o kendine has dokusuna, özellikle de gündüzü sessiz, gecesi ise fırtınalı olan meşhur Misak-ı Milli Sokağı’na davet eden sarsıcı bir modern zaman anlatısı sunuyor. Eser, sadece bir semt hikayesi değil, aynı zamanda sokağın “kabadayısı” olarak anılan Halo Dayı karakteri üzerinden insanın karanlık ve aydınlık yönlerine dair derin bir psikolojik yolculuk vaat ediyor. Kitabın merkezinde yer alan Halo Dayı figürü, İstanbul’un karmaşasında gündüzleri görünmez kılındığı halde geceleri varlık kazanan, sokağın gizli sahibi ve koruyucusu rolüyle karşımıza çıkıyor. Yazar, bu karakterin kabadayı kimliğini salt kaba kuvvetle değil, geçmişin ağır yükleri, pişmanlıklar ve içsel çatışmalarla örerek okura çok katmanlı bir portre çiziyor. Romanın atmosferi, Misak-ı Milli Sokağı’nın loş ışıkları, eğlence hayatının gürültüsü ve bu şatafatın hemen ardındaki hüzünlü gerçeklikle kusursuz bir uyum yakalıyor. Eserin en çarpıcı yönlerinden biri, Halo Dayı ile Sevda arasındaki ilişki üzerinden işlenen sadakat ve fedakarlık temalarıdır. Yazar, insanın en zayıf olduğu anlarda bile iyilik yapabilme kapasitesini ve acının ruhu nasıl dönüştürdüğünü usta bir dille sorguluyor. Geçmişin gölgelerinin peşini bırakmadığı karakterlerin yaşadığı bu dram, okura “bir babanın oğlunu sokaklarda değil, kendi içindeki karanlıkta fark etmesi” gibi ağır bir gerçeği fısıldıyor. Akıcı anlatımı ve sokağın gerçekçi tasvirleriyle Halo Dayı, yerli edebiyatta kabadayılık kültürünü modern bir vicdan azabı ve kefaret hikayesiyle harmanlayarak etkileyici bir yer ediniyor. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
Halo DayıGönül Demir · Az Kitap · 20265 okunma
Puan vermedi·52 syf.··
2026 75. kitabı
Bugün sizlere bir öykü kitabı ile geldim. @erengurleyuk “Eşik” isimli kitabı, aslında her birimizin günlük hayatta yanından geçip gittiği ama üzerinde durup düşünmediği o ince anları bir mercek altına alıyor. Alışkanlıkların insan ruhu üzerindeki etkisini odağına alan yazar, öykülerini kurarken karmaşık olay örgülerinden ziyade, derinlikli bir gözlem gücüyle hareket ediyor. Modern insanın kendi iç dünyasında ördüğü o görünmez duvarları, bazen bir kapı eşiği bazen de bir zihin boşluğu üzerinden anlatmayı tercih ediyor. Kitap, varoluşun en sade ama en kafa karıştırıcı hallerine dokunuyor. Buradaki öyküler, insanın kendi kabuğuna çekilişini ve bu kabuğun içinde oluşturduğu o güvenli ama bir o kadar da sorgulanmaya muhtaç alanları betimliyor. Yazarın dili, okuru yormayan ama her cümlesiyle bir sonrakinin merakını uyandıran duru bir akışa sahip. Gerçeklikle hayal arasındaki o puslu bölgede gezinen bu kısa anlatılar, aslında bize en yakın olduğumuz ama tanımaktan kaçındığımız kendimizi işaret ediyor. Bu eser, bir sonuca varmaktan ziyade bir yolculuğun kendisini sunuyor. Her bir öykü bittiğinde, elinizde kalan sadece bir hikâye değil, aynı zamanda hayata bakış açınızı bir nebze de olsa genişleten o taze bakış oluyor. Kendi iç sesini dinlemek isteyen, durağanlığın içindeki hareketi keşfetmeyi sevenlerin hoşuna gideceği bir okuma deneyimi sunuyor, yazarımımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
EşikEren Gürleyük · İkinci Adam Yayınları · 202616 okunma