Bugün sizlere fantastik bir kitapla geldim. @aslicorbacii ’ın kaleminden çıkan “21. Koment”, fantastik dünyanın kapılarını oldukça naif ama bir o kadar da derin bir yerden aralayan, okuru yavaş yavaş içine çeken özel bir eser. Kitabı elinize aldığınızda sizi karşılayan o mistik hava, sayfaları çevirdikçe Anna’nın iç dünyasıyla birleşerek çok daha katmanlı bir hal alıyor.
Hikayenin merkezindeki Anna, edebiyata ve kitaplara tutkun, piyanonun tuşlarında teselli bulan, aslında çoğumuzun içindeki o “anlaşılmayı bekleyen” ruhu temsil ediyor. Onun sıradan görünen hayatı; Colin, Eden ve Jane gibi gizemli ve olgun karakterlerin okula gelişiyle bambaşka bir boyuta evriliyor. Özellikle Eden ile aralarındaki o çekim, sadece bir gençlik aşkı değil, aynı zamanda kimlik ve aidiyet sorgulamalarıyla örülü bir bağ gibi hissettiriyor. Yazarın dili o kadar sakin ve kendinden emin ki, fantastik unsurları göze sokmak yerine olayların doğal akışına yedirmeyi tercih etmiş. Bu da anlatımı diğer urgulardan ayırıp, bir arkadaşınızla dertleşiyormuşsunuz samimiyetine taşıyor.
Serinin bu ilk adımında, “Koment” kelimesinin ardındaki sırrı ve Puşkin’in son düellosuyla kurulan o ince metaforu keşfetmek gerçekten heyecan verici. Başlarda olaylar biraz ağır ilerliyor gibi görünse de, yazar aslında büyük bir evrenin temellerini atıyor. Fantastik öğelerin dozu tam kararında; ne gerçeklikten tamamen koparıyor ne de sıradan bir hayatın içinde bırakıyor. Karakterlerin arasındaki psikolojik derinlik ve felsefi altyapı, kitabı sadece bir kurgu olmaktan çıkarıp üzerine düşünülecek bir yolculuğa dönüştürüyor.
Eğer hem fantastik bir dünyanın gizemini solumak hem de duygusal yoğunluğu yüksek, edebi tadı olan bir hikayeye ortak olmak isterseniz 21. Koment kesinlikle iyi bir başlangıç. Son sayfayı kapattığınızda,