Ece Tecimer

Ece Tecimer
@Ecetecimer
Lisans
Eskişehir
572 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı

Ece Tecimer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.··
2026 81. kitabı
Uğur Ünver
10/10 · 14 okunma
Reklam
Puan vermedi·139 syf.··
2026 80. kitabı
Bugün sizlere psikolojik gerilim tadında bir kitapla geldim. @metehanasaf ’un kaleminden çıkan “Kargaşa”, okuru insan zihninin en karanlık ve gizemli koridorlarında, gerilim dozu yüksek bir psikolojik yolculuğa davet ediyor. Hikâyenin merkezinde, aynı bedeni paylaşan fakat taban tabana zıt iki karakter olan Onur ve Kutay yer alıyor. Kitap, bu iki ruhun amansız çekişmesini işlerken; bir tarafın geçmişten gelen yüklerle şekillenen sert duruşuna, diğer tarafın ise sükûnetle hayata tutunma çabasına odaklanıyor. Geçmişin silinmez izleri ve çocuklukta alınan derin yaraların bir karakterin kimliğini nasıl dönüştürebileceği, eserin en can alıcı noktasını oluşturuyor. Yazar, bu yoğun anlatıda okura sadece bir hikâye sunmuyor; aynı zamanda bastırılan duyguların, yüzleşilmeyen travmaların ve gerçeklerin insan ruhunda yarattığı o büyük sarsıntıyı sorgulatıyor. Onur, geçmişin susturulamayan sesini temsil ederken; Kutay ise her şeye rağmen dengede kalmaya çalışan zihni simgeliyor. Gerçeklerin tek tek gün yüzüne çıkmasıyla derinleşen bu içsel savaş, okuru bir insanın kendi benliğiyle girdiği o en zorlu mücadeleye tanık ediyor. Sayfa sayısı bakımından oldukça akıcı bir yapıya sahip olan eser, odağını dağıtmadan doğrudan karakterlerin psikolojik dönüşümüne yoğunlaşıyor. Hikâyenin bütününde, geçmişin bir gölge gibi bugünü nasıl takip ettiği ve insanın kendi içindeki karmaşayı çözme çabası çarpıcı bir dille aktarılıyor. Kargaşa, sadece bir bedendeki iki karakterin mücadelesi değil; aslında her insanın iç dünyasındaki o hassas dengenin, büyümesine izin verilmeyen çocukluğun ve nihayetinde insanın kendisiyle olan zorlu barışma sürecinin edebi bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle türü sevenlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Yazarımızın emeğine sağlık İyilikle ve kitapla
KargaşaMetehan Asaf Çabuk · Patara Kitap · 202521 okunma
Puan vermedi·236 syf.··
2026 79. kitabı
Bugün sizlere içsel bir yolculuk yaşatacak bir kitapla geldim. @zeynep_zeynepbati ’nın yazdığı “Seyyah.” Zeynep Batı’nın kaleminden dökülen Seyyah, sadece kilometrelerle ölçülen bir seyahati değil, bir insanın ruhunun en karanlık dehlizlerinden aydınlığa çıkış çabasını anlatan, manevi derinliği oldukça yüksek bir eser. Kitabın merkezinde, hayatın tüm somut başarılarına sahipken bir anda en büyük sınavıyla, yani ailesini bir uçak kazasında kaybetmesiyle yüzleşen Doktor Bahar yer alıyor. Bahar’ın bu trajik kayıptan sonra düştüğü boşluk, yazar tarafından öyle naif ve içten işlenmiş ki okurken karakterin dilsiz acısını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Romanın en vurucu yanı, Bahar’ın bu büyük yasla başa çıkma yönteminin “kaçmak” değil, “varmak” üzerine kurulu olması. O, bir seyyah gibi yola düşerken aslında kendi içindeki o kırık dökük evi onarmaya çalışıyor. Gittiği her durakta karşılaştığı insanların hikayeleri, ona kendi acısının bir son değil, bir dönüşüm olduğunu fısıldıyor. Anlatım dili, bir nehrin akışı gibi sakin ama derinden ilerliyor. Yazarın tasavvufi ve felsefi dokunuşları, hikayeyi sıradan bir dramın ötesine taşıyarak bir nevi modern zaman şifasına dönüştürüyor. “Derdi sevmek” ve “teslimiyet” kavramları, kitabın sayfaları arasına birer iyileştirici merhem gibi sürülmüş. Bahar’ın dış dünyadaki yolculuğu boyunca tuttuğu notlar ve yaşadığı içsel hesaplaşmalar, aslında her okurun kendi hayatındaki kayıplara ve eksikliklere tutulan bir ayna niteliğinde. Sonuç olarak Seyyah, hüzün rüzgarlarının insanın kanatlarını kırması için değil, onu daha yüksek bir hakikate uçurması için estiğini hatırlatıyor. Yine de kanatlarımızın hiç bir zaman kırılmaması dileğiyle. İyilikle ve kitapla kalın.
SeyyahZeynep Batı · Münhasır Yayınevi · 202622 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 78. kitabı
Bugün sizlere donanımlı bir kitapla geldim. @sercanyilmaz18 ’ın yazdığı “Kırmızı Yazma” adlı eseri, okura hem duygusal bir derinlik hem de geniş bir tarihsel perspektif sunan, toplam 11 farklı hikâyeden oluşan oldukça katmanlı ve zengin bir öykü derlemesidir. Kitap sadece günlük yaşamın içinden hikâyeleri değil, aynı zamanda tarihî dönemleri, tarihî polisiye vakaları ve hatta Sümerliler ile Çatalhöyük tarihi gibi kadim medeniyetlerin izlerini de barındırıyor. Bu çeşitlilik, okura farklı bir insanlık durumlarına tanıklık etme imkânı veriyor. Yazarın eğitimci kimliği ve 17 yaşından beri süregelen yazı tecrübesi, dile hâkimiyetinde ve anlatımın samimiyetinde kendini hemen belli ediyor, okuru yormadan, aksine zengin kelime hazinesiyle bir öğrenme sürecine de dahil ediyor. Kitabın açılış sahnesi, eserin sarsıcı tonunu belirliyor. Ateşli bir hastalığın pençesindeki yirmi üç yaşındaki genç bir kadının, bir odanın sıcaklığı içinde geçmişine dair yaptığı o kısa ama yoğun yolculuk, okuru “Çocuğumu kucağıma alamadan mı öleceğim?” sorusuyla baş başa bırakıyor. Bu öykünün güçlü atmosferi, kitabın diğer hikâyelerindeki farklı duygu dünyalarına bir kapı aralıyor. Diğer taraftan, kitabın sonunda yer alan titiz kaynakça kısmı, sadece bir kurgu okumadığımızı, özellikle tarihî temalı öykülerin arkasında ciddi bir emek, araştırma ve bilimsel bir temel olduğunu gösteren entelektüel bir saygı duruşu niteliğinde. Bu detay, esere olan güveni ve okura verilen değeri artıran çok zarif bir dokunuş olmuş. Sonuç olarak “Kırmızı Yazma”, hem duygulara dokunan hem de zihni besleyen, her sayfasında yeni bir keşif vadeden nitelikli bir eser. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
Kırmızı YazmaSercan Yılmaz · Herdem Kitap · 20266 okunma