Ece Tecimer

Puan vermedi·248 syf.··
2026 25. kitabı
Bugün sizlere çok keyifli bir fantastik kitapla geldim. @katiahaviters ‘in yazdığı “Rüyaların Çağrısı,” Bir kitap sayfasını çevirdiğimde bazen bir solukta bitirmek isterim, bazen de tadını uzatmak… Rüyaların Çağrısı tam da bu ikisi arasında bir yerde durdu benim için: hem hızla sarıp sarmaladı hem de kendi ritminde yürümemi istedi. Dorian’la tanıştığımda o sakin kasabada yaşayan sıradan bir bilim insanıydı — ta ki gizemli Porta Malikânesi’nin davetiyle hayatı kökten değişene kadar. O katı sudan çıkıp kendi bilinmezliğine atlıyor; rüyaları, aslında bir kehanetin kırılgan anahtarları olduğunda zorunlu bir yolculuğa sürükleniyor. Bu rüyalar onu Eklopsi denen, hem büyüleyici hem de tehlikelerle örülü bir gezegene çekiyor. Dorian’ın içsel savaşı, güven, ihanet ve kader sorularıyla boğuşması kitabın en güçlü yanlarından biri oldu. Çünkü sadece dışsal macera anlatılmıyor — aynı zamanda kendi korkularıyla yüzleşen bir karakterin iç dünyasına da eşlik ediyoruz. Kitabın kurgusu fantastik edebiyatın sevilen unsurlarını taşırken, yazarın dili bazen şiirsel bir akışla kalbime dokundu. Kimi sahnelerde atmosfer o kadar canlıydı ki, gözlerimi kapattığımda Eklopsi’nin tuhaf ışığını ve sisini hissedebiliyordum. Bazen bir rüya kadar gerçek, bazen de bir fısıltı kadar gizemli… Yazarın anlatımının içtenliğinden mi bilmiyorum ama bu hikâye sadece olay örgüsüyle değil, hissettirdikleriyle de akılda kalıyor. Bazı kitaplar vardır; okur okurken sana “farklı bir dünyaya ziyaret” izlenimi verir. Bu da onlardan biri. Kendinizi Dorian’ın rüyalarının izinde bulurken, kendi hayal gücünüzün derinliklerine ufak bir pencere açıyorsunuz. Devam kitabını okumak için sabırsızlanıyorum. İyilikle ve kitapla kalın.
Rüyaların ÇağrısıKatia Haviters · Gutenberg · 202521 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Ece Tecimer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·248 syf.··
2026 25. kitabı
Katia Haviters
9.2/10 · 21 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Bugün sizlere duygu yüklü bir şiir kitabı ile geldim. İdil Çalık’ın yazdığı “Son Gözyaşı” sadece sayfalarda yazan kelimelerden ibaret bir şiir kitabı değildi; o, hafiften içime dokunup orada bir yerde sessizce kalmak isteyen bir his gibiydi. @idilcalikk_’ ın bu eseri , günlük yaşamdaki küçük imgeleri (hasır şapka, ceviz ağacı gibi) duygu yüklü, ama abartıya kaçmayan bir dille anlatan şiirlerden oluşuyor ve bu sadelik bana gerçekten iyi geldi. Okurken bir şiirin bitiminde nefesimi tutmuş gibi durduğum, bazen birkaç satırı tekrar okuduğum anlar oldu. Yazarın dili doğrudan ve yormadan ilerliyor; karmaşık imgeler yerine basit sahnelerle derin duygulara açılan kapılar bırakıyor. Bir dizeyle kendi yaşadığınız bir anıyı yan yana koyup, kendinizi o boşlukta birkaç saniyeliğine bulmak… Bazen hüzün, bağırmadan da kalbine yerleşebiliyor; bu şiirler de bana öyle hissettirdi. Son Gözyaşı benim için sadece “hüzünlü bir kitap” olmakla kalmadı; okurken kendi içimdeki küçük anılara, beklemiş duygulara dokundu. Kimi satırlarıyla durup düşündürdü, kimiyle de beni sessizce gülümsetti. İyilikle ve kitapla kalın.
Son Gözyaşıİdil Çalık · İkinci Adam Yayınları · 202515 okunma
Puan vermedi·201 syf.··
2026 23. kitabı
Bugün sizlere derin bir kitapla geldim. Bazı kitaplar var, okurken acele ettirmiyor insanı. Sayfaları çevirdikçe durup düşünmek, hatta bazen kitabı kapatıp sessizce bakmak istiyorsunuz. @atakanzehiroffical ’in yazdığı “Battım Bey – Yürünen Yolun Ağırlığı” benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Büyük iddiaları yok ama hissettirdikleri ağır, cümleleri sade ama etkisi uzun süre kalanlardan. Battım Bey’in yürüdüğü yol sadece fiziksel bir yol değil; insanın kendi içinde taşıdığı yükler, vazgeçemedikleri, yorgunluğu ve yine de devam etme hâli… Okurken sık sık “bu his bana tanıdık” dedim. Çünkü kitap, herkesin hayatında bir noktada yaşadığı o sessiz mücadeleyi anlatıyor. Yazarın dili çok gösterişli değil ama samimi. O sadelik içinde insanın içine işleyen bir tarafı var. Bazı yerlerin altını çizdim, bazı cümleleri tekrar okudum. Çünkü o cümleler bir hikâyeden çok, bir his bırakıyor geriye. Yolun ağırlığı derken kastedilen şeyin ne olduğunu okudukça daha iyi anlıyorsunuz. Bu kitap, daha çok durup hissetmek isteyenlere, iç sesi biraz yükselenlere, yorgun ama hâlâ yürüyenlere hitap ediyor sanki. Bende bıraktığı duygu; sessiz, hüzünlü ama bir yerinden umut sızan bir yolculuktu. Başta da söylediğim gibi derin bir okumaydı benim için. İyilikle ve kitapla kalın.
Battım BeyAtakan Zehir · Arkhe Yayınları · 20253 okunma