Ece Tecimer

Ece Tecimer
@Ecetecimer
Lisans
Eskişehir
572 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·104 syf.··
2026 94. kitabı
Bugün sizlere mistik bir kitapla geldim. @initiumintum ’in yazdığı “Initium İntum” adlı eseri, isminin vadettiği o derin anlamla (ayırt etmeye başlamak) okuru henüz ilk sayfalardan itibaren mistik ve felsefi bir inşa sürecine davet ediyor. Bu roman, sadece bir kurgu değil, aynı zamanda insanın kendi özüne yaptığı o kadim “kahramanın yolculuğu”nun modern bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Hikayenin merkezinde yer alan genç mimar Nomas, mesleği gereği dış dünyadaki binaları, tapınakları ve geometrileri kurgularken aslında kendi ruhsal haritasındaki eksik parçaları fark etmeye başlar. “Göçebe” anlamına gelen ismiyle uyumlu bir şekilde, Nomas’ın rehber Alnilam eşliğinde çıktığı bu yolculuk, sembollerin dilini çözmek ve bilgeliğin kapılarını aralamak üzerine kuruludur. Yazar, mimarlığı felsefi bir metafor olarak kullanarak; duvar örmeyi, boşluk bırakmayı ve yapı inşa etmeyi insanın kendini yeniden yapılandırma çabasıyla harmanlıyor. Kitabın en etkileyici yanı, okuru sadece bir gözlemci konumunda bırakmayıp, onu kendi içsel tapınağını sorgulamaya itmesidir. Hayatın karmaşası içinde kaybolan bireyin, “başlangıç noktasına” (initium) dönerek nefs ve ölümle yüzleşmesini anlatan eser, elde edilen bilginin saklanacak bir sır değil, korunması ve taşınması gereken kutsal bir emanet olduğu mesajını veriyor. Akıcı ama bir o kadar da derinlikli diliyle Initium Intum, yaşamın anlamını daha berrak bir zihinle ayırt etmek isteyenler keyifli bir öneri olabilir. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
İnitium İntumİsmail Yüksel · Hermes Yayınları · 20248 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Ece Tecimer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·104 syf.··
2026 94. kitabı
İsmail Yüksel
9.3/10 · 8 okunma
Puan vermedi·27 syf.··
2026 93. kitabı
Bugün sizlere çok tatlı bir çocuk kitabı ile geldim. @yazarezgiyar ’ın yazdığı “Bado’nun Sınavı Kıskançlık”, onların dünyasına adım attığımızda, aslında hepimizin içindeki o tanıdık ama bir o kadar da zorlayıcı duyguyla, kıskançlıkla yüzleşiyoruz. Ezgi Yar, bu hikayede sevginin paylaşıldıkça azalmayacağını aksine çoğalacağını, iki yaramaz kedinin çekişmeli ama bir o kadar da içten dönüşümü üzerinden bizlere anlatıyor. Evin tek hâkimi olmaya alışmış Bado’nun, ansızın gelen Gevo ile sarsılan düzeni, aslında çocukların yeni bir kardeşe ya da hayatlarına dahil olan yeni bir bireye karşı hissettikleri o karmaşık duyguların en saf yansıması. Kitabın en etkileyici yanı, kıskançlığı sadece bir sorun olarak değil, içinden geçilmesi gereken doğal bir süreç olarak ele alması. Havada uçuşan patiler ve bölüşülemeyen mamalarla başlayan bu rekabet, yerini bir hastalık sürecine bıraktığında, dostluğun ve bir arada olmanın kıymeti çok daha derin bir yerden hissediliyor. Buse Arkaç’ın sıcacık çizimleri ise bu duygusal yolculuğu görsel bir şölene dönüştürerek, hikayenin kalbimize dokunan kısmını iyice pekiştiriyor. Sonuçta bu eser, çocuklara sadece “kıskanma” demiyor; onlara empatinin ve sabrın, en sert bakışları bile nasıl huzurlu bir uykuda birleşen iki dosta dönüştürebileceğini gösteriyor. Didaktik bir dilden uzak, samimiyetiyle sarmalayan bu öykü, hem miniklerin hem de içindeki çocuğu koruyanların hoşuna gidebilecek bir kitap. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
Bado'nun Sınavı KıskançlıkEzgi Yar · Bilgi Ağacı Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi·81 syf.··
2026 92. kitabı
Bugün sizlere keyifli bir şiir kitabı ile geldim. @tcaslihanergin , “Bağbozumu” ile okurunu sadece mısralar arasında bir yolculuğa çıkarmıyor, aynı zamanda ruhun en sessiz köşelerine bir ayna tutuyor. Kitabın bütününe hakim olan o samimi ve içten ton, hayatın koşturmacası içinde unuttuğumuz, üzerine sustuğumuz ne varsa gün yüzüne çıkarıyor. Şairin dünyasında bir yudum kahve, sadece bir içecek değil; dile tutsak kalan cümlelerin, akla zarar isyanların ve yüreği darlayan hüzünlerin telveye döküldüğü bir arınma ritüeli. “Gel bir kahve içelim seninle” derken, aslında tüm dertleri arkada bırakıp baharı yeniden yüreğe getirme daveti sunuyor. Bu davet, kitabın genelindeki o iyileştirici gücün de bir sembolü gibi. Sadece bireysel hüzünler değil, hayata anlam katan en saf bağlar da kendine yer buluyor bu satırlarda. “İyi ki Varsın” şiirinde anneye duyulan o derin sevgi; emek dolu ellerden ve hayat kokan gözlerden öpen bir vefa borcuna dönüşüyor. Mevsimin yaz olmasını değil, sevilenin gelişini en güzel gün ilan eden bu yaklaşım, şairin sevgiyi her türlü dünyevi telaşın üzerine koyduğunu gösteriyor. “Gün Batımı”nda ise zamanın süzgecinden geçen yılların, rafa kaldırılan hayallerin ve keşke’li cümlelerin hüznü var. Şair, dünü bir deli rüzgar gibi esip giden, telaşla uçup giden yıllar olarak tanımlarken; okuru da kendi yarım kalmış sevdalarıyla yüzleştiriyor. Ancak bu yüzleşme, karanlık bir karamsarlık yerine, kalbi ısıtacak bir “gel” çağrısıyla umuda bağlanıyor. Bağbozumu, her mısrasında “duyulmak isteyen ama susan yanlarımıza” seslenen, bizden bir parça taşıyan, samimiyetin ve gerçek duyguların sığınağı olan bir eser. Yazarımızın yüreğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
BağbozumuAslıhan Ergin Ateş · İkinci Adam Yayınları · 20262 okunma