Ece

Birini küçümsemek için hemen yaşı kullanarak "dünkü çocuk" demek, sık yapılan bir başka düşünce istismarı. Böyle söyleyerek, insanlara yaşları bizden küçük olduğu takdirde saygıyı hak etmedikleri, ne yaparlarsa yapsınlar kendilerinden yaşça büyük birinden akıllı olamayacakları, ondan daha başarılı bir iş yapamayacakları fikrini alayla ve aşağılamayla dayatmış oluyoruz ve bu ifadenin kendisi tek başına da ağır şekilde rencide edici.
Reklam
Başkaları, çocuğu, anne-babanın çocuğu tanıttığı şekliyle görür. Daha önemlisi, çocuk da kendisini anne-babasının onu gördüğü şekilde görür. Terapi çoğu kez, kendimiz hakkındaki olumsuz his ve düşüncelerin aslında anne-babamızın bizim hakkımızdaki olumsuz his ve düşünceleri olduğunu keşfetmektir; bu keşif, görünmez prangalarımızı çıkarmamıza yardımcı olur. Çocuğumuzun yetişkinlik hayatındaki mutluluğu, çocukken onu nasıl gördüğümüz, ona ne derece güvendiğimiz gibi şeylerle derinden ilintilidir.
Eğer çocuğunuzun her şeyden çok kolay ve derinden etkilenen, fazla hassas bir yapısı olduğunu fark ettiyseniz, anne/ baba olarak çocuğunuzun benliğini yeterince destekleyip desteklemediğinizi sorgulayabilirsiniz. Kendilerine güveni zayıf anne/babalar, farkında olmadan çocuklarına da güvenemezler ve onlarda özgüven gelişmesine engel olurlar. Kendisi güvensiz anne/baba, çocuğunun iyi, güzel, başarılı olacağını bir türlü kabul edemez. Siz çocuğunuza içten içe bir türlü yeterince güvenemez, ondan iyi şeyler bekleyemezseniz, çocuğunuzun kendisinden iyi şeyler bekleyebilmesi hayli zordur.
"Kızlarınıza karate öğretin!" gibi söylemlere kulak asmayın. Çocuk isterse, tabii ki karate öğrensin; ama çocuğun ezilmesine neden olan, çoğu zaman, bize öğretildiği gibi fiziksel zayıflığı değildir. Çocuk karate şampiyonu olsa bile, kendisine başkalarının davranışlarının, sözlerinin pasif alıcısı olması öğretilmişse -ki okulda, evde, her yerde bu öğretiliyor-, taciz karşısında sessiz ve edilgin kalır. Çocuğunuzu dışarıdaki insanlardan korumaya değil, çocuğunuza kendisini koruma becerisi gelişecek şekilde, nesne değil özne gibi davranmaya odaklanın.
Çocuğunuzun kendisine saygısını ne kadar zedelerseniz, çocukta ne kadar büyük suçluluk hissine neden olursanız, çocuk başkalarının ona yüklediği suçu sorgulamadan almaya, kabul etmeye, ona isnad edilen suç gerçekten de kendisininmiş gibi davranmaya o denli açık olacaktır. Bu açıklık durumu, maalesef çok kolay fark edilen ve sadece çocukları değil, herkesi değişik şekillerde istismar edilmeye hazır ve müsait hale getiren en önemli unsurdur; yetişkin olarak gündelik hayatımızın en yaygın tecrübelerinden biri olsa da nedeni çocukluktur, çocukken bize aşılanan "annenin/babanın haklı, çocuğun haksız" olduğuna dair çok yanlış inancın sonucudur.
Reklam