Ece

Alice Miller, Hayat Yolları (1998) kitabında şöyle diyor: İnsanlar, daha on beş yıl önce inanılanın aksine, dünyaya tam olgunlaşmış bir beyinle gelmez. Beyinde hangi yetilerin gelişeceği ilk üç yılda yaşanan deneyimlere bağlıdır. Örneğin çok küçük yaşta ağır ve yaralayıcı deneyimler geçirmiş olan Romanyalı çocukların, sonraki dönemlerde, belli beyin bölgelerindeki bozukluklara karşılık gelen, belirgin duygusal ve bilişsel yetersizlikler gösterdikleri saptanmıştır. Nörobiyoloji alanındaki son araştırmalara göre, tekrarlanan yaralayıcı deneyimler, varolan sinir hücrelerini harap ederek taze beyinlere zarar veren stres hormonlarının salgılanışında artışa yol açmaktadır.
Reklam
Beyin yapısının temeli ilk dört yıl içinde oluşur. Bu yıllar içinde -ve aslında sonrasında da- çocuğa kaş çatma, ses yükseltme, kızgın bakma dahil herhangi bir olumsuz his göstermenin, çocuğun beyin yapısını kalıcı olarak değiştirdiği kanıtlanmıştır. Sevgi, onay ve sadece olumlu hisler gören bir küçük çocukla kendisine kaş çatılan bir çocuğun beyin yapısı arasında fark vardır. Buna rağmen, bundan yalnızca birkaç yıl öncesine kadar yapılmış araştırmalar, yeryüzündeki çocukların büyük çoğunluğunun ömürlerinin ilk birkaç yılı içinde dayak yediğini ortaya koyuyor
Not, çocuğun yaptığı işi, kendisini ve başka öğrencileri bu notlara göre ölçmesine, otorite ve yetişkinler tarafından ölçülmeyi içselleştirmesine neden oluyor.
"Yazmasaydınız çıldırır mıydınız?" diye soranlara, "Yazmayan değil, ama herhangi bir şey üretmeyen herkes çıldırır. Nitekim çıldırmış durumdalar," cevabını veriyorum. Dünyanın bu kadar çıldırmış olması, hep iyiyi ve güzeli yaratmak isteyen yaratıcı potansiyelimizin doğduğumuz günden, hatta öncesinden itibaren önleniyor olmasından kaynaklanıyor.
Okullar, hiç kimse yazar olsun, sanatçı olsun diye değillerdir. Hep söylediğim gibi, hayat hiç kimsenin yazmasını ve ya da yaratıcı olmasını istemez. Yaratıcı içgüdümüz, en sağlıklı içgüdümüzdür, ve biteviye kendisini gerçekleştirmek için uğraşır. Ama dünya, aile, okul, toplum, iş ve kurumsallaşmış her şey aracılığıyla bu yaratıcılığı dört yandan bastırmaya, öldürmeye çalışır.
Reklam