Açık olmayı öğrenmek sizin elinizde ve kilit noktanız, kendinizi asla kapatmamanız. Eğer kendinizi kapatmazsanız açık olmayı öğrenmek zorunda kalırsınız. Hayatınızdaki hiçbir şeyin kalbinizi kapatmanıza değecek kadar önemli olmasına izin vermeyin. Kalbiniz kapanmaya başladığında kendinize, “Hayır, kapatmayacağım, rahatlayacağım ve bu durumun geçmesine izin vereceğim.” deyin. Duruma saygı gösterin ve halletmeye çalışın. Elinizden gelenin en iyisini yapın. Ama bunu açıklıkla yapın. Heyecan ve coşkuyla çözmeye çalışın ve her ne olursa olsun bir spormuş gibi yaklaşın. Zamanla, kendinizi nasıl kapattığınızı unutacaksınız. Kim ne yaparsa yapsın, durum ne olursa olsun, kendinizi kapatma eğiliminde olmayın. Dünyayı bütün kalbinizle ve ruhunuzla kucaklayın. Bunu başarabildiğinizde enerji seviyeniz gerçekten de olağanüstü olur ve her zaman, ihtiyacınız olan bütün enerjiye sahip olursunuz. Sadece rahatlayın ve açık olun.
Bütün enerjinin içinize dolduğunu göreceksiniz.
Siz, bilincinize çekildiğiniz zaman, bu dünya da problem olmaktan çıkarak sadece izlediğiniz bir şey haline gelir. Değişmeye devam eder ama artık problem gibi algılanmaz. Dünyanın, farkında olduğunuz bir şey olmasına ne kadar izin verirseniz, o da sizin kendiniz olmanıza o kadar izin verir: Farkındalık, Benlik, Nefes ve Ruh.
Huzuru ve mutluluğu bulmanın tek yolu kendinizle ilgili düşünmeyi bırakmaktır. Çünkü içsel gelişiminiz tamamen bunun farkına varmanıza bağlıdır. İçinizde sürekli konuşan ‘ben’in hiçbir şekilde memnun olmayacağını nihayet kavradığınızda, gelişmeye hazırsınız demektir.