“Ey kanaat beni zengin et, çünkü senden daha üstün bir nimet yoktur” diyor Sadî-i Şîrâzî. Fuzûlî’nin de kanaat hususunda şöyle bir beyiti var:
“Cîfe-i dünyâ değil kerkes gibi matlûbumuz
Bir bölük ankâlarız Kâf-ı kanâ’at bekleriz”
Sadî-i Şîrâzî, “Büyük insanların elinde mal durmaz; âşığın gönlünde sabır, kalburda su nasıl durmazsa” diyor. Cenab-ı Hak bizi verebilenlerden, paylaşmayı bilenlerden, hayırlı işlerde bulunanlardan eylesin. Her şeyin zekâtı kendi ölçüsündedir; ilmin zekâtı ilimdir, paranın zekâtı paradır, vaktin zekâtı vakittir. Her birimiz neye sahipsek ondan vermeye gayret etmeliyiz.