İlk satırlarda fantastik bir hikayenin büyük bir aşk hikayesine bağlanacağını düşünerek okuduğum roman , fantastik kısmı havada kalarak tamamlanınca bir ufak hayal kırıklığı yarattı. Kiracının hikayesini de biraz daha bilmek isterdim. Ayrıca bir kişiden bahsederken farklı tanımlarda bulunulması okumayı zorlaştırmış kişinin soy ismi sonra ismi sonra kısaltılmış hali ve hatta eşinin soy ismi ile tanımlanması okurken ara ara ; “bu şimdi kimden bahsediyor ? Ha tamam” dememe sebep oldu. Kitabın yarısından sonra bir nebze düzeldi . -kim kimdi diye anlarken göbeğiniz çatlayabilir kısacası-. Bir de bu romandan aşk hikayesi diye bahsetmek istemiyorum. Kesinlikle bu bir hırs ve intikam hikayesi bence, kötü bir karakterin hikayesi . Yer yer bu kadarı da olmaz diyerek , üzülebilirsiniz.
İki farklı zamanı birleştirmesi sebebi ile diğer murakami romanlarından farklı , içine başlangıçta zor girilen ama girince kurgusu, olay örgüsü , karakterlerin ve mekanların güçlü betimlenmesi ile su gibi akan bir solukta biten ve tam orada hah bildiğimiz Murakami işte diyeceğiniz fantastik roman . Metaforların çokça kullanıldığı - bazılarını yersiz bulduğum ve bir yere bağlayamadığım için zaman zaman kızdığım- ancak üzerinden günler haftalar geçmesine rağmen hala gözümde canlanan mekanların aklımdan gitmiyor oluşuyla anladım ki hafızamda uzunca bir süre yaşamaya devam edecek. Bence ilk kez Murakami okuyorsanız tarzını tam olarak anlayamayacağınız eğer bir Murakami müdavimi iseniz de farklı bulabileceğiniz bir eser olmuş.