Eğer düşünce gücü yaşayan organizmaları etkiliyorsa, cansız nesneleri de etkiliyor olamaz mıydı? Bizden bağımsız nesneler, bizim irademiz ve bilincimiz dışında ruh halimize, arzularımıza göre titreşemez miydi; atomlar gizli, tuhaf bir aşk yaşarcasına birbirleriyle etkileşemezler miydi?
Sayfa 123 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Ne yazık ki kadınlar en çok kendilerine acımasız davranılmasından zevk alır. Son derece ilkel içgüdülere sahiptirler. Her ne kadar erkekler onları çoktan azat etmiş olsa da hâlâ efendilerini bulmaya can atan köleler olarak kalmakta ısrar ediyorlar. Kadınlar kendilerine hükmedilmesine bayılırlar.
Sayfa 120 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Sıradan kadınlar her zaman kendilerini avutmanın bir yolunu bulur. Kimisi bunu romantik renklere merak salarak yapar. Yaşı kaç olursa olsun leylak rengi giyen bir kadına ya da otuz beşini geçtiği halde pembe kurdele seven bir kadına asla güvenme. Bu tür kadınların kayda değer bir geçmişleri var demektir. Kimileri de birdenbire kocalarının iyi yanlarını keşfederek teselli bulur. Mutlu evliliklerini zorla insanların gözüne sokarlar günahların en güzeli olan kibirle. Bazıları teselliyi dinde bulur. Bir keresinde bir kadın bana dinin mistik yanlarının flört etmenin cazibesine benzediğini söylemişti ve ne demek istediğini gayet iyi anlamıştım. Ayrıca bir insanın kibrini günahkâr olduğunun söylenmesi kadar okşayan bir şey yoktur. Vicdan hepimizi bencil insanlara dönüştürür. Işte böyle; modern yaşamda kadınların kendilerine avutmak için sarılacakları tesellilerin ucu bucağı yoktur. Ama daha en önemlisinden bahsetmedim.
Sayfa 119 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor