Kalpten kalbe yol vardır.
Bu yol dardır, oradan çok ince duygular geçer. Susarsanız, susarım, anlaşırız. Zekâmız kelimeleri sevdiği kadar kalbimiz bunlardan nefret eder. Kalbimizin dili sükûttur. Çünkü hiçbir duyguya isim verilemez. Kendilerine birer ad taktığımız duygular, şuurumuzda kabuk bağlamış, aklileşmiş ve kalple rabıtasını kesmiş kalp unsurlarıdır. Kelime kalpazanlığı yapmadan konuşmak sırrını kalp bilir. Ve dağların üstünden aşarak, bu sesler iki kalp arasında gidip ge- liyorlar
Aşk, erkekle kadın arasındaki harpte, iki tarafın yorgunluğundan gelen ve gene kavga ile biten muvakkatbbir mütarekeden başka bir şey değildir: Dostluk ve öteki sevgiler gibi...