Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku... Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. İnsan muhitin bayağı manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir.
Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır. Bugün böyle düşünenlere saf, hatta enayi derler. Fakat ne derlerse desinler, biz kalbimizin ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız.
İnsan başkalarına yardım ettiği, başkalarını sevdiği kadar yükselir. Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek.
Sabahattin Ali'nin romanları arasında en sevdiğim ve en beğendiğim oldu kendileri. Taşra hayatını gercekci bakış açısıyla yansıtmış. Annesi ve babasını eşkiyalar öldüren Yusuf' u kaymakamın evlatlık edinmesiyle roman başlar. Roman Aydın Nazilli'den başlayarak Balıkesir Edremit'e doğru uzanır. Dönemin ruhunu yansıtmak için uğraşmış. Meşrutiyetin ilanıyla gelen düzen değişikliğinin küçük kasabalarda bile nasıl etkili olduğunu gösterir. Taşradaki iktidar ilişkilerinden de zaman zaman bahseder. Fabrikatör Hilmi ve onun oğlu Şakir de bunu görebiliriz. Kadınların o zamanlarda küçük yaşlarda evlendiğini yine Muazzez'in evlenmesinden görüyoruz. İlginç bi aşkları vardır Muazzez ve Yusuf'un. Romanda daha detaylı olarak işlenmesini isterdim. Az olduğunu düşünüyorum. Genel olarak beklentimi karşılayan (İçimizdeki Şeytan'a göre) roman oldu. Okumak isteyenler gönül rahatlığıyla okuyabilir.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,6bin okunma