diğer insanlarla olan tüm etkileşimlerim acı çekme uygulamalarından öte değildi. Bu acıyı hafifletmek umuduyla soytarıyı oynuyordum fakat soytarılığın kendisi de beni yoruyordu artık.
Gerçek korkak mutluluktan bile korkar. Pamuk yün bile yaralar onu.
Neşeden bile incinir. Panikledim, yara almadan önce hızlıca kaçmak istedim, bu yüzden kendimi o tanıdık soytarı sis perdesiyle sarmaladım.