Hayat sizin için öyle. Biri ölür, biri doğar, bir diğeri evlenir, biz de yaşlanırız. Bırakın iki yılı, iki gün bile birbirine benzemez. Niye böyle peki? Bir gün, bir öncekine benzese, yarın dünün aynısı olsa kötü mu olurdu? Düşününce insan üzülüyor.
Bir gün bir şey istersin. Ertesi gün onu elde edersin, daha ertesi gün bunu istemiş olmanın düşüncesinden bile utanırsın. Sonra da istediğin oldu diye hayata lanet edersin. Kibrinin, hayatın içine balıklama atlama özgürlüğünü inatla istiyorum demenin sonu budur.