Tavan arası bir müddet sessizliğe gömülü kaldiktan sonra adamın inip kalkan göğsü ve titreyen bedeni, tıpkı her fırtınadan sonra mutlaka gelen o dinginliğe teslim olduğun-da -Hayat denen fırtanın da eninde sonunda huzur ve sükûnete kavuşacağına gösteren bir tür semboldü bu.
“Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü;
hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık,
hem inanç devriydi hem kuşkuculuk;
hem Aydınlık Mevsimiydi hem Karanlık Mevsim,
umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı;
her şeyimiz vardı, hiçbir şeyimiz yoktu;
hepimiz ya dosdoğru Cennet’e gidiyorduk
ya da tam tersine.”