Aşka Dair
Aşk sizi çağırdığı zaman, onu izleyin…Yolları zorlu ve dik olsa da.
Kanatları sizi sardığı zaman, ona teslim olun.Tüyleri arasına gizlenmiş kılıç sizi yaralayacak olsa da. Hem aşk sizinle konuştuğu zaman, ona inanın.Bahçeyi tarumar eden kuzey rüzgârı gibi darmadağın etse de düşlerinizi sesiyle.
Çünkü aşk taçlandırdığı gibi çarmıha da gerer sizi. Hem besler, büyütür hem de budar sizi.
Yücelerinize tırmanıp, okşar sever güneşte titreyen en körpe dallarınızı. Derken inip köklerinize, sarsar toprağa sıkı sıkıya tutunuşlarını.
Ne çok sevdik seni. Ama suskundu sevgimiz ve üstü örtülüydü. Oysa şimdi yüksek sesle ilan ediyor varlığını sana ve açığa çıkmış duruyor önünde. Bu hep böyledir, sevgi kendi derinliğini bilmez ayrılık vakti gelip çatana kadar.
Bırak tilki kumlu inine geri dönsün.
Rüzgâr dinsin. Barakanın içi kararsın. Akşam olsun.
Hendekteki şişeye, yulafın içindeki küreğe, ciğerdeki havaya
Akşam dolsun.
Bırak geleceği gibi gelsin, sen sakın korkma.
Tanrı bizi rahatsız bırakmaz, bırak akşam olsun.
Milan Kundera
“Çoğu insanı ölüm konusunda dehşete düşüren şey geleceğin kaybı değil, geçmişin kaybıdır. Aslında unutma davranışı hayatın içinde her zaman var olan bir ölüm biçimidir.”