Gittin...
Ben, arkandan sadece baktım.
Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
"Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş
ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
Konuşamadım...
Gittin...
Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu
bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
Ağlayamadım...
Gittin...
Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,
tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.
Anlatamadım...
Gittin...
Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
Ürperdin yine biliyorum.
Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
Tutamadım.
yazarın ilk kitabı polisiye yazdığı bu kitap bana biraz ezel dizisini çağrıştırdı intikam hırsıyla 10 yıl hapishanede sabreden Öykü adlı kızımızın neler yapacağına inanamayacaksınız
Dönüş YokAslıhan Yayla · Martı Yayınları · 2017303 okunma
Kitap bir yemek masasında başlayıp bitiyor karakterlerin masada iç sesleri geçmişleri karşımıza çıkıyor eşyaların insanları anlatması farklı bir kurgu okunması kolay bu kadar genç bir yazarın kurduğu cümleler sizi etkileyecek