Kimlik konusunda İslam'ı tercih edenler, hayattaki tüm sevdiklerini, sevmediklerini, işini-gücünü, hobilerini, aktivitelerini, yiyeceklerini, içeceklerini, önemli günlerini İslam'a göre dizayn etmek zorundadırlar. Din ana kimliktir çünkü. Bir müslüman kendini öncelikli olarak ırkı ile, vatanı ile, siyasi partisi ile ya da tuttuğu takım ile tanıtamaz. Tüm bunları kimlik edindiğini iddia ettiği dini çerçevesinde ele alır. Din, hayata bakış açısını ve yaşam tarzını komple etkileyen inançlar ve değerler bütünüdür. Dinin müdahale etmeyeceği bir alanın olabileceğini iddia eden birisi, din kavramını hiç anlamamış demektir.
Dinin bilimden ayrı tutulması gerektiğine inanan laik ideoloji, bilimin sahibinin de Allah olduğunu göz ardı ederek, dinin birkaç ibadet ve kısır bir inançtan ibaret kalmasını istiyor.
Ama insan her zaman ağlayamaz, diyor çocuk. O zaman da ağlar gibi durmak gerekir. Çocuk, anlayarak bakıyor dedesinin söylediklerine. Biz, hüzün peygamberinin ümmetiyiz, diyor dede, ağlayabilenler ağlar ağlayamayanlar ağlar gibi yapar.
Çok hoşsun dedi Sitare, biliyor musun bazen beşe kadar sayamaz gibi duruyorsun ama başladın mı arkasını getiriyorsun, sende anlamadığın bir şey bu.
Sense sonsuza kadar sayacakmış gibi görünüyorsun ama beşe gelince tıkanıyorsun, ben de bunu anlamıyorum.