Edanur GÜL

Bu sükût çiğnenen bir muhabbetin yasıdır. Bu sükût bir kömürün içerden yanmasıdır. Bu sükût beynimdeki cinnetin potasıdır; Görüp aldanmayınız sessizce durduğumu…
Sayfa 64·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam
Yine seni düşünmekle geçer zamanım…
Sayfa 70·Kitabı okuyor
Edebiyat
Siyah abanozlardan bana bir beşik yapın: Bu beşiğe ben öksüz aşkımı koyacağım.
Sayfa 66·Kitabı okuyor
Edebiyat
Göğsümde gözlerinin sapladığı bir bıçak, Beynimde hayaliyle alevlenen bir ocak… İçerim bu haldeyken herkes garip bulacak: Başımı sükûnetle taşlara vurduğumu…
Sayfa 67·Kitabı okuyor
Edebiyat
Yok olmak isteğiyle kalbim attığı zaman, Bana: Yaşa der gibi gülen senin yüzündü. Dizlerim bir batakta yorgun yattığı zaman Bacaklarıma kuvvet veren senin hızındı. Yaşaran gözlerimde, güneş battığı zaman Sıcak bir yuva gibi tüten senin dizindi.
Sayfa 62·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam