Eda

Eda
@Edaxyz
İnsan aklı kavramların ortasında hastadır. AKLIMI YASALARI VE ORGANLARIYLA, BAŞKA YERE TAŞIMAK İSTİYORUM.
İnanma insana özgü temel varoluş koşullarından birisidir ve bilmeyle karşılaştırıldığında bir fazlalık taşır: bilme, varolanın özelliklerini olduğu gibi, inanma ise hem olduğu gibi hem de ol­madığı gibi edinmeye yönelmedir. İnanma olgusu (fenomeni) bu fazlalığıyla paradoksaldır ama 'apaçık'tır da: günlük ilişkilerin geniş zemininde dolayımlı düşünüm gerektirmez...
Reklam
Ruhların kucaklaşması havanın havayla Buluşmasından, karışmasından daha kolay, saflığın,Temizliğin saflıkla buluşması bu, saf arzunun yaşanması...
Tam bir kendini bilme söz konusu olduğunda, bilinen sona erer, zihin bilinenden tamamen arınır. Ancak o zaman gerçek size davetsizce gelebilir. Gerçek size veya bana ait değildir. Ona tapamazsınız. Bilindiği an zaten gerçek değildir. Sembol gerçek değildir, imge gercek değildir;ama kendini anlama, benliğin durması söz konusu olunca işte o zaman sonsuzluk varolur...
Ahlaki zorunluluk sadece laftır;yapılan her şey mutlak surette zorunludur. Zorunluluk ile tesadüf arasında orta nokta yoktur. Tesadüf diye bir şey olmadığını bildiğimize göre de gerçekleşen her şey zorunludur...
İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu