Merhaba sevgili okur. Bu yazım spoiler içerir.O yüzden yazmakla yazmamak arasında kaldım ama yazamadan edemedim.
.
Salome, çok sevdiğim bir yazar. Psikoanalitik bakış açısıyla yazdığı eserlerindeki kuvveti hemen hissediyorsunuz. Arayışlar,Feniçka kitaplarını çok sevdim. Oradaki kadın karakterlerin o döneme rağmen kendi ayakları üzerinde duran güçlü kadınlar olması beni çok etkiledi.Ruth’a o yüzden başladım. Fakat Ruth karakteri güçlü bir kadın karakter değil. Kendi iç dünyasında harika hayaller kuran, öğretmeni Erik’in sözünden çıkmayan o ne dese yapan bir kızcağız. Öğretmeninin Ruth’a karşı tutkusunu,Ruth’unda o ne dese yapan koşulsuz sevgisini görüyoruz. Ruth, öğretmeninin ona tutkulu bağlanmasını fark edemiyor. Onu çocuğu gibi sevdiğini düşünüyor. Erik’in de bu sevgi tutku arasında kendiyle çatışmalarını görüyoruz. Erik, sevgisini ölçüp tutkuda karar kıldıktan sonra Ruth’a açılıyor. Ruth’da böyle bir sevgiyi kabul etmiyor ve evi terk ediyor.
.
Salome’nin kitaplarında nedense hep bir kaçış var. Kadın aşık da olsa kaçıyor. Erkeğin egemenliği olarak görüyor sanırım aşkı da. Nietzsche’nin evlenme teklifini reddeden kadın olarak tarihe geçti. Karakterlerine de bunu yapıp ulaşılmaz olmalarını istiyor sanırım. Sözümü daha fazla uzatmayacağım çünkü uzun uzun yazılan incelemeleri ben de okumuyorum.
İyi okumalar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Bence bizlerin -özellikle öğretmenlerin- çalıştığımız malzeme öncelikle insan.
Bana öyle geliyor ki, yerimiz bu anlamda çalışma masasının biraz uzağında.
Hayatın ortasında bir yere aitiz biz.”
“-Eğer aşık olursak tüm geleceğimizi erkeğe mi tabi kılmalıyız?
-Sanırım bunu erkek bizden üstün olduğu için değil, mutlu olmak istediğimiz için yaparız.”
“Bir kadını her zaman için yanına ve kendine alan bir erkek aşk mutluluğununun yanı sıra erkeklere özgü başka bir mutluluğu daha yaşar:
-Sevebilmek
-Sorumluluk istemek
-Hükmedebilmek”