“Sevmek önemli. İnsan sevmediği her şeye karşı dik durabiliyor ama söz konusu sevdiklerimiz olduğunda ayaklarımız gitmiyor,elimiz titriyor, altından kalkamıyoruz. Bazen sevmediklerinden çoksevdikleri yük oluyor sırtında.
"Çünkü gerçeklik seni bir yere kadar üzebilir ama hayalperestlik her daim canını yakar."
Aydınlık bitti ve ben şoktayım! Karanlıktan sonra aydınlığa çıkacağımızı sanırken, yazarımız bizi çok daha derin bir psikolojik labirente soktu.
Komşunun gerçek olduğunu öğrendiğimiz an rahatlamıştık ama asıl hayaletin, intikam hırsıyla yanıp tutuşan üvey abi çıkması... Her şeyin bir intikam planı olması kalbimi bıraktığım an oldu.
Kızın aklıyla oynamaları ve hikayenin psikiyatri servisinde bitmesi tam bir "akıl tutulması" yaşattı. Aydınlık dedikleri aslında zihnin en karanlık köşeleriymiş.
"Devam edecek" yazısını gördüğümde 3. kitap için şimdiden sabırsızlanmaya başladım. Bu düğüm nasıl çözülecek?
"Bazen mucizelere inanmalı ve asla gerçekleşmez sandığımız şeyleri..." beklemeliyiz. Ama bu hikayede mucizeler bile birer oyunun parçası.