İyi iş dediğin nedir? Temiz bir ev, yeni giysiler. Dostun sana kravatını nerden aldığını sorduğunda sevinir ve gururlanırsın. Günün iki üç saati zaten yemek, tıkanmak ve tıraş olmaya gider. Ötede bir şey kalmaz. Ev sahibin için, bakkal için, kasap için, devlete vergi vermek için, polise, jandarmaya aylık vermek için çalışırsın, kafana vursunlar diye. Çamaşırcıya, terziye, ayakkabıcıya çalışırsın. Kazandığını verirsin. Sana ne kalır? Pazardan pazara bir yarım gün kalır sana hayatından. Eğer o yarım gün de yaşıyorum demek için yetiyorsa işin iş. Sen yaşadığını sanırsın. Eğer yaşamak senin için yemek, giyinmek, bir delikte başkası için çalışmaksa, eğer nefes almaksa, hazmetmek için ilaç, uyumak için ilaç, sevişmek için ilaç almaksa yaşıyorsun tabii. Benim için yaşam bu değil.