Elif Değirmenci

Bir dili konuşmak demek bir dünyayı, bir kültürü sırtlamak demektir. Beyaz olmak isteyen Antilli,adına dil denen kültürel araca sahip çıktığı ölçüde beyazlaşacaktır. Bir yılı aşkın bir zaman önce, Lyon’da Siyahların şiiriyle Avrupalı şiiri arasında bir koşutluk kurduğum bir konferanstan sonra, bir arkadaşın bana çoşkuyla: “ Özünde sen bir Beyaz’sın” dediğini anımsıyorum. Benim Beyaz dilini kullanarak böyle ilginç bir sorunu incelemem onlardan sayılmamı sağlamıştı.
Sayfa 34 - Metis·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bununla birlikte, olaylar hiç bir yerde Çin’de kültür devrimi döneminde görülen şiddet seviyesine erişemedi. Başkent üniversitelerinde başlayan hareket, bütün eyaletlere, bütün alanlara yayılacak ve bazıları aşırı şiddetli ve yıkıcı, bazıları saçma hatta gülünç çeşitli biçimlere bürünecekti. Örneğin, kızıl muhafızlar, kavşaklardaki kırmızı ışıkların bundan böyle durmaya işaret etmeyeceği çünkü kırmızın devrimin rengi olduğu yönünde bir karar almışlardı. Artık yeşil ışıkta durulacak, kırmızıda yeniden hareket edilecekti! Ardından tarifsiz bir kaos çıktı, neyse ki o sırada Çin kentlerinde çok az araba bulunması bu kaosu hafifletti.
Sayfa 189·Kitabı okudu
Güdümcü bürokratizm hiçbir yerde uyumlu bir kalkınmaya olanak vermemiştir. Dünyanın her yerinde ehliyetsizlik,şevksizlik, kıtlık hatta sistemin çevresinden dolanabilenler ile ona yüzde yüz maruz kalanlar arasında hemen göze çarpan eşitsizlikler üretmiştir.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Alıntı
Ahh, eğilimliydik ölmeye… Ahh, eğilimliydik bir dostun kelimelerine tutunmaya… biz nasıl severdik tümcelerini yıkıp onlara mide kanaması geçirtmeyi… hikayesiz kaldılar, bizi yazmayı beceremedikleri için…
Sayfa 69·Kitabı okudu
Kapıldığı yaşlanma korkusunun nedeni, yarın başlayacağım, yakında yapacağım, daha zamanı var, bugün, yarın… diye diye ertelediği şeylerin hiçbirini yapamamış, hayallerinin bir çoğu için zamanın geçmiş olduğunu, sanki zihninde bir şimşek çakmış gibi birdenbire ve kesinlikle anladığı halde, inkar etmiş olmasıydı.