Eren

Eren
@Edemaruh
Life is unfair
"Taklit, dış etkenlerin zorlamasıyla ortaya çıkıyor gibiydi. Küçük çocuklar bunu bilmezler. Belli ki bu daha sonra, okulun etkisi sonucu ortaya çıkar. Bu, doğruya benziyordu ve hakkında düşündükçe daha doğru gelmeye başladı. Okul size taklit etmeyi öğretir. Öğretmenin istediği şeyi taklit etmezseniz kötü not alırsınız. Burada, kolejde bu biraz daha ince bir tarzda yapılıyordu elbette; öğretmeni öyle bir şekilde taklit edecektiniz ki öğretmeni sizin onu taklit etmediğinize, öğütlenenlerdeki özü kavrayıp kendi yolunuza gittiğinize inandıracaktınız. Bu size 'A' notu getirirdi. Ama öte yandan özgünlük, A ile F arasında bir not getirebilirdi. Tüm not sistemi buna karşı tetikteydi. Bu konuyu, çok yaratıcı bir öğretmen ve bir psikoloji profesörü olan kapı komşusuyla konuştu ve o Phaedrus'a, 'Evet, tüm derece ve not sistemini kaldırırsan gerçek bir eğitim verebilirsin' dedi."
Sayfa 199·Kitabı okudu
Reklam
"Nitelik... ne olduğunu biliyorsunuz, ama yine de ne olduğunu bilmiyorsunuz. Ama bunda çelişki var. Ama bazı şeyler ötekilerden daha iyidir; bu, onlar daha nitelikli demektir. Ama tüm pratik nedenler açısından, nitelik gerçekten vardır. Peki, nitelik dereceleri başka hangi temele dayanır? Neden insanlar bazı şeylere bir servet ödeyip bir diğerini çöpe atar? Bazı şeylerin ötekilerden daha iyi olduğu anlaşılıyor... ama 'daha iyi olmak' nedir?"
Sayfa 190·Kitabı okudu
"Bence günümüzün aklı orta çağın 'dünya düzdür' diyen aklına benziyor. Bunun çok ötesine geçerseniz deliliğe vardığınız sanılır. Ve insanlar bundan çok korkar. Bence delilik korkusu bir zamanlar insanların, dünyanın kenarından aşağı düşmekten duydukları korkuya benziyor. Ya da kâfirlerden duyulan korkuya. Çok yakın benzerlik bunlar. Fakat bizim eski, dünyayı düz sanan geleneksel aklımız, sahip olduğumuz deneyimler karşısında gittikçe daha yetersiz kalıyor, bu da çok yaygın bir karmakarışıklık duygusu yaratıyor. Sonuç olarak, gittikçe daha çok sayımda insan saçma sapan düşüncelere takılıyor büyücülük, gizemcilik, uyuşturucu bağımlılığı ve buna benzer şeyler- çünkü klasik aklın kendi bildikleri gerçek deneyimlerin yanında yetersiz kalacağını sezinliyorlar. "
Sayfa 176·Kitabı okudu
"Kendi yaşam modelimden gelen bir inançla diyorum ki krizin nedeni, varolan düşünce biçimlerinin, sorunların çözümünde yetersiz kalmasıdır. Bu sorunlar akılcı yollarla çözülemez, çünkü sorunun kaynağı zaten akılcılığın kendisi. Bunu çözen tek tek bireyler ise ancak kişisel düzeyde çözüm üretiyorlar, hep birlikte 'hamahlat' akılcılıktan vazgeçip salt duygularının yoluna gidiyorlar. Sanırım söylemeye çalıştığım şey, sorunun çözümünün akılcılıktan vazgeçmek değil, akılcılığın doğasını, bir çözüme varabilecek şekilde genişletmek olduğudur. "
Sayfa 174·Kitabı okudu
"Tüm Doğu dinlerinde büyük değer verilen ortak şey, Sanskrit Tat tvam asi (Sen busun) doktrinidir; düşündüğün her şeyin sen olduğunu, anladığını düşündüğün her şeyin bir bütün olduğunu savunur. Bu bölünmemişliği tümüyle anlamak, aydınlanmak demektir."
Sayfa 146·Kitabı okudu
Reklam