"Gerçek üniversitenin, diyor, spesifik bir yeri yoktur. Mala mülke sahip değildir, ücret ödemez ve maddi bir aidat almaz. Gerçek üniversite zihinsel bir durumdur. Yüzyıllardır sürüp bize dek gelmiş ve herhangi belli bir yeri olmayan büyük akılcı düşünce mirasıdır.
O, geleneksel olarak profesör unvanı taşıyan bir grup tarafından yüzyıllardır yeniden üretilip gelmiş bir zihin durumudur, ama bu profesör unvanı bile gerçek üniversitenin bir parçası olamaz. Gerçek üniversite, aklın kendisinin sürüp gitmesinden başka bir şey değildir."
"Bir eğitim fakültesinde öğretirsiniz, öğretirsiniz, öğretirsiniz; araştırma için zaman yoktur, düşünmek için zaman yoktur, dış olaylara katılmak için zaman yoktur. Salt öğret, öğret, öğret ve sonunda zekânız söner, yaratıcılığınız körlenir ve neden böyle sönük olduğunuzu anlamayan, olan bitenden habersiz, masum öğrencilerden oluşan ve birbiri ardınca gelen dalgalara tekrar tekrar aynı sıkıcı şeyleri anlatan bir otomatik makine olursunuz.
Sizi sönük bulan öğrenci size saygısını yitirir ve bu saygısızlığı ötekilere de yayar. Böyle biteviye öğretmenizin nedeni, bunun hem gerçek eğitim veriyormuş gibi görünüm elde etmenin hem de bir üniversiteyi en kolay yoldan götürmenin akıllıca bir yolu olmasıdır. "
"Hakikat nedir ve ona sahip olduğunuzu bilirsiniz?
Gerçekten biz bir şeyi nasıl biliriz? Bilen bir "ben" ya da bir "ruh" var mıdır, yoksa bu ruh yalnızca, duyguları düzenleyen hücreler midir? Gerçeklik aslında değişen bir şey midir, yoksa değişmez ve sürekli midir? Bir şeyin anlamı şudur dendiğinde bununla ne demek istenir?"
"Ama sistem olduğu için bir fabrikayı yıkmak ya da bir hükümete karşı ayaklanmak ya da motosikleti tamirden kaçınmak, nedenlere değil de sonuçlara saldırmaktır ve saldırı yalnızca sonuçlara yönelik olduğu sürece hiçbir değişim olanaklı değildir.
Asıl sistem, gerçek sistem, varolan sistematik düşünce yapımızdan, akılcılığın kendisinden başka bir şey değildir; bir fabrika yıkılır, ama onu üreten akılcılık bırakılırsa aynı akılcılık hemen başka bir fabrika üretecektir.
Sistematik bir hükümet devrimle yıkılır, ama o hükümeti üreten sistematik düşünce kalıpları sağlam kalırsa o düşünce kalıpları daha sonra başka hükümetlerle kendilerini yineleyeceklerdir. Sistemler konusunda çok şey söylenmiştir. Ama bu konu, hemen hiç anlaşılmamıştır. "