"Çok karmaşık bir organik yapısı olan biz ileri organizmalar çevremize, birçok harika benzerlikler icat ederek tepki veririz. Yerleri ve gökleri, ağaçları taşları ve okyanusları, tanrıları, müziği, sanatı, dili, felsefeyi, mühendisliği, uygarlığı ve bilimi icat ederiz. Ve gerçekliktirler.
Gerçek adına çocuklarımızı hipnotize eder, bunların gerçeklik olduğunu bilmelerini sağlarız. Bu benzerlikleri kabul etmeyeni akıl hastanesine atarız. Ama bu benzerlikleri icat etmemize neden olan, Niteliktir.
Nitelik, çevremizin, içinde yaşadığımız dünyayı yaratmamız için başımıza bela ettiği sürekli bir uyarandır. Tümüyle. Her parçasıyla."
"O halde, dünyayı yaratmamıza neden olan şeyi alıp, yarattığımız dünyanın içine sokmak açıkça olanaksızdır. Niteliğin tanımlanamamasının nedeni budur. Eğer onu tanımlarsak Niteliğin kendisinden daha az bir şeyi tanımlıyoruzdur."
"Küçük çocuklar 'yalnızca kendilerinin hoşlandıkları' şeyleri yapmamaları için eğitilirler, peki... neyi yapmaları istenir? Elbette! Başkalarının hoşlandıklarını. Kimdir bu başkaları?
Ana baba, öğretmenler, müfettişler, polisler, hâkimler, memurlar, krallar, diktatörler. Tüm otoriteler.
' Yalnızca senin hoşlandığın' şeyi hor görmek üzere eğitilirsen, elbette başkalarının daha uysal bir uşağı -iyi bir köle- olursun.
'Yalnızca senin hoşlandığın' şeyi yapmamayı öğrenirsen Sistem seni sever."
"Nitelik, düşüncenin ve anlatımın düşünce dışı bir süreçle tanınanın bir özelliğidir. Tanımlar katı ve formel düşüncenin ürünleri olduğundan, nitelik tanımlanamaz.
Eğer bir şeyi tanımlayamıyorsanız onun varolduğunu bilmenizin hiçbir formel, akılcı yolu yoktur.
Üstelik onun ne olduğunu kimseye gerçekten anlatamazsınız.
Aslında, tanımlayamamakla kalın kafalılık arasında formel yönden bir fark yoktur. Ben 'Nitelik tanımlanamaz' diyorsam, formel olarak bu 'Ben Nitelik konusunda kalın kafalıyım' diyorum demektir."