1907’de F.Molnar’ın yazdığı Pal Sokağı Çocukları, Budapeşte’nin kenar mahallesindeki Pal Utca’da geçer.Jozsefvaros’taki yoksul çocuklarla zengin çocukların oyun alanları olan arsa için yürüttüğü bir “savaş“ anlatır. Uğruna “ savaştıkları” ve Nemeçek’in öldüğü arsa kimseye yâr olmamış; “gerçek sahibi” sonunda arsaya üç katlı bir bina dikmiştir. Savaşların anlamsızlığı, dostuna ihanet etmemek, düşmanın bile onurunu incitmemek temeli üstüne kurulmuştur bu destansı öykü.
Keşke devletleri yönetecek kişiler başta olmak üzere “önemli mevki “lerdekilerin bazı kitapları okumaları yasal zorunluluk olsa. O kitaplardan biri de Pal Sokağı Çocukları olsa. Bazı kitapları okuyan insanlar uğraşsalar bile kötü olamıyorlar. Pal Sokağı Çocukları’nı okuyanlar gibi. Bu kitabın son mütercimi Tarık Demirkan “Dünyanın bütün çocukları Pal Sokağı’ndandır!” der.
Sayfa 183 - Bilge Kültür-sanat - 9. basım Haziran 2023
Eskiden iki yüzlü, dönek, güvenilmez kişiye de ala denirmiş. Bu mesajlaşmayı, “insanın hilesi içinden hayvanın hilesi dışından “anlamlı eski bir Türk atasözünde görürüz: kişi halası içtin yılki halası taştın.
Sayfa 151 - Bilge Kültür-sanat - 9. basım Haziran 2023