Ayrımsız ve ayrıcalıksız herkesin saygı görmeye, insanca davranılmaya hakkı olduğuna inanırdı.
O saygıyı, başka kimselere ait olmayan bir toprak parçacığıymış gibi sahiplenirdi, içine bir umut tohumu ekerdi.
Bir gün bir şekilde yeşerip çiçek açabilecek minicik bir başlangıç, uğruna mücadele etmeye değecek tek şeydi o küçük tohum.