"Asrın hastalığı" dedikleri bu ruh buhranı, bu şüphe ve tereddüt, bu yer değiştirme ve kaçma ihtiyacı artık sonuna geliyor. Bunu hissediyoruz. Şu uyuyan kadın ve bütün ona benzeyenler, son kurbanlar. Vakıa insan ruhunun azabı ebedidir; fakat bu azap mahiyet değiştirmek üzeredir.
-Sus, dedim, bunu otomobilde de söyledin. Sus, kuzum. Bu kelimeyi sevmiyorum. Alakalarımızın yüz bin şekline işim bulamıyoruz ve "sevmek" deyip çıkıyoruz. Onun içi ne kadar suistimale uğruyor bu kelime.
Ve hanımefendi, Raif'e sormak istediği şeyin en nazik formülünü düşünmeye başladı: Bir genç kıza tavsiye edilecek eserlerde güzellikten başka bazı şartlar da aramak lazım değil miydi? Hayır, bu sual Raif'i incitebilir.