Alışılageldiğimiz düşünceleri altüst eden karşıtlıkların temelinde, içsel yaşantılarımızı normal konuşma diliyle anlatma zorluğu yatmaktadır. Çünkü içsel dünyamızda olanlar konuşma dilimizi aşan yaşantılardır.
Üretilmiş acı harika bir uyuşturucudur, yaşamın kendisinden kaçınmak için kültürün de pekiştirdiği güçlü bir araç. Bir insanın yaşadığı gerçek acı, gerçek anlamda paylaşılamayacak kadar derinlerde yaşanan tanımlanması daha zor bir duygudur; üretilmiş acı ise seyirciden ve dinleyiciden hoşlanır.
İnsanlara kendi acısından daha değerli gelen bir şey yoktur -Onu kaybetmekten korkarlar-
Üretilmiş acı gerçek acıdan korunmak için öğrenme yoluyla edinilen bir savunma mekanizmasıdır.