BENİM MAVİM OLUR MUSUN?
“Herkes çok yoğun ama herkes de çok geç kalıyor kendi mutluluğuna.”
“Güven bir yıkıldı mı hiçbir şeyi kurtaramayız gönül dergâhından.”
“Okumak, bir hayata sığdıramayacağınız kadar deneyimi öğrenmenizi mümkün kılar.”
Eseri okumaya başlamadan önce roman olduğunu düşünmüştüm. Ancak deneme-inceleme imiş içeriği. İçerisinden çok güzel notlar çıkardım. İlk başlarda biraz karmaşık geldi, dedim nasıl bir eser bu, yazarın da s.104 te yazmış olduğu cümleyi ben de dedim. (Şimdi siz oradan bakınca bu kadın çok çabuk seviyor, tıpkı şıpsevdi gibi yüreği var diyebilirsiniz.)
Eserde yalan ve güven konusu işlenmiş. Erkekler ile ilgili de “Adam gibi adam olmalı karşısında. Kadın da kadınlığını özgürce yaşayabilsin.” diye yazmış. Aslında çok doğru demiş. Erkekleri belli bir süreden sonra anne gibi sahiplenip sevmemizin bir hata olduğu konusunda da hak veriyorum kendisine. Ertelemeler konusunda da çok haklı, “işte bu ve benzer ertelemeler, yaşamadığımız hayatımızın kafamızın içinde oluşturduğumuz dip notları gibi dururlar.” diye belirtmiş satırlarında... Ve bir başka konu da toplumun yarayan kanası olan çocuk cinayetleri, çocuğa şiddet ve cinsel saldırı, kadına şiddet ve kadın cinayetleri... “Kişiliği bozuk hasta zihniyetin ürünüdür.” Rabbim bu varlıklardan uzak tutsun bizleri. Varlık diyorum çünkü insan olmazlar...
Eserin başlarındaki şıp sevdi konularının asıl sebebi karakterin ruhunun ilgiye ve sevgiye aç olması. Genelde de bu değil mi zaten. Toplumumuzda eşlere gösterilmeyen ilgi ve sevgi nedeni ile taraflar da dışarıda saçma sapan insanlarda arıyor bu davranışları. Doğru bir şey değil ama insan kendine mutluluk sebebi arıyor işte... bazılarının da bu davranışlarının sebebi baba özlemi ile seven erkek özlemi aslında. Yazarımız yüreğinin içini
"Bazen değer vermek yetmez. Seversin hem de ölümüne ama o seni senin onu sevdiğinden daha az sever ya da hiç sevmez. Sen üşürken onun yokluğunda, o senin varlığını aramaz bile. O senin için değerliyken, sen onun hayatında kenar süsü olarak durursun.
semanurperim