Bu acı ölüm değil, düşüncesi geçiyordu sersemlemiş bilincinden. Ölüm can yakmazdı. Acıyan hayattı, bu korkunç boğulma hissi hayat acısıydı; bu hayatın ona indirebileceği en son darbeydi.
Onun için artık paranın hemen alabileceği şeyler dışında bir önemi yoktu. O artık haritasız ve dümensizdi, ulaşması gereken bir liman yoktu, amaçsız sürüklemeye de pek yaşamak denmezdi ve asıl canını yakan da, yaşamaktı.
Aslında basmakalıp sözlere bir itirazım yok, ama beni tedirginliğe iten şey; bu şatafat, ukalaca kendinden hoşnutluk, ben bilirimcilik ve bunu yapmak için harcanan zaman.
Toplumdaki tüm insanlar, toplumdaki tüm gruplar ya da daha doğrusu neredeyse tüm insanlar ve gruplar, daha iyiyi taklit ederler. Şimdi, en iyiler kimlerdir?