📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Martin EdenJack London
Kitabi şiddetle tavsiye ederim!
Aşırı spoilerlı bir incelemedir. Kitabı okumadıysanız veya kitabın finali hakkında bir şeyler öğrenmek istemiyorsanız okumayın!
Ah Martin Ah! Keşke kitaba girip de seni şöyle bir silkeleme imkanım olsaydı da seni kendine getirebilseydim o zaman böyle olmazdın.
Açıkçası kitaba başlarken bu kadar büyük bir duygu karmaşası da boğylabileceğimi bilmiyordum. Hemen bir önceki incelememde (#hacımurat) yaptığım, bir kitabın beni durumdan duruma, şekilden şekile ve duygudan duyguya sokabildiği yorumuma daha çok katılmama sebep olan bir kitap Martin Eden. Bir kitap sizi sadece duygulara ve şekillere sokmak kalmayıp hayatı da ciddi ciddi sorgulamanıza sebep olabilir, -özellikle de yazarlıkla/yazmakla ilgileniyorsanız- dikkat edin!
Hikayemiz, alt tabakanın sıradan bir üyesi olan Martin Eden'in, Burjuvalı bir aile olan Morse ailesinin ferdi Arthur'u bir sokak kavgasından kurtarması ve Arthur'un teşekkür bâbında onu evine davet etmesiyle başlıyor. Hikayeye öyle hızlı ve öyle anlaşılmaz giriyoruz ki, sayfayı, paragrafı veya bir cümleyi iki üç kere olmak zorunda kalacak okurların halini hiç mi hiç düşünmüyoruz ve bir anda Martin'in aşırı mübalağalarına maruz kalıyoruz. Martin bu eve girer girmez etkileniyor, daha önce hiç bulunmadığı bir ortam olmasının sebebiyle büyülendiğini düşünüyor -ki böyle düşünmesi çok normal, zira kendisi ablasının yanında yaşıyor ve ablası da gariban kesim- ve kendi kendine hırslanıp, bu gördüğü insanlar gibi olmak istiyor. Tabii bu düşüncesine destek olan bir diğer etken de Morse ailesinin "el değmemiş", sütten çıkma ak kaşık, saf (!) ve masum(!) kızı Ruth'un da etkisi var. Martin, hayatında hiç iş yapmamış ve zenginliğin tadını çıkarmış, hayatında belki de işine bile yaramayacak dersler gören fakat bunu
Bu acı ölüm değil, düşüncesi geçiyordu sersemlemiş bilincinden. Ölüm can yakmazdı. Acıyan hayattı, bu korkunç boğulma hissi hayat acısıydı; bu hayatın ona indirebileceği en son darbeydi.