Her şeyden önce, insanın yapmak istemediği bir işi sürekli yapıyor olması ve bunu bir köle gibi, belki her zaman gerekmese de gerekli göründüğü ve çıkarlar riske atılmayacak kadar yüksek olduğu için pohpohlayıp yaltaklanarak yapması ve bir de ölesiye gizlenen, küçük ama sahibi için değerli o biricik Tanrı vergisi yeteneğin ve onunla birlikte benliğinin,ruhunun yok olup gideceği düşüncesi, tüm bunlar Bahar çiçeklerini yiyip bitiren ve ağacı tam kalbinden vurup yok eden bir mantar hastalığı gibi olmuştu.