Artık kendimden kaçamıyordum, bunu yapamayacak kadar büyümüştüm. Küçüklü büyüklü, binlerce şekilde, günler geçtikçe, ailem birer birer genişledikçe ve benim için kendi ayakları üzerinde duran birer yetişkin yabancıya dönüştükçe, varlığımın sınırlamalarını,sıkıntısını ve korkunç darlığını görüyor ve hissediyordum.
Çocukluğun neşeli umursamazlıği ve yetişkinliğin acısı ve hayal kırıklıği arasında asılı kalmıştım. Eskisi gibi umursamaz ve mutlu olmak istiyordum. Ama çocukluğumun sona erdiğini biliyordum.