Efendimiz buyuruyor ki: " Elinizde bir hurma fidanı var ve siz ufukta kıyametin koptuğunu gördünüz,alametleri izliyorsunuz.
Buyuruyor ki onu dikin. Kıyamet kopacaksa onun üzerine kopsun."
(Heysemi,Mecmeu'z-zevâid,IV,63)
Abdurrahim Karakoç merhumun bir ifadesi vardır, diyor ki:
"Geri dönmek yoktur güneş doğmadan
Rahmet nuru karanlığı boğmadan
Hakikat yolunda boyun eğmeden
Gerekirse öleceksin tamam mı..."
Eğer zalimleşmişsek,katılaşmışsak,kabalaşmışsak,omurgasızlaşmaya başlamışsak şunu bileceğiz ki,Kur'an ile aramızda derin bir uçurum var.
Çünkü Kur'an'ın anlaşılmasında ve yaşanmasında bir sorun olduğunda insanın kalbinden hicret edecek ilk iki karakter özelliği izzet ve rahmettir.
Birincisi prensipsizliktir; dik duruşunu kaybeder insan önce,acımasını kaybeder, sonra merhametini kaybeder,muhabbetini kaybeder,aşkını kaybeder.
"Mutsuz evlilik yok, yetersiz evlilikler var ve yetersiz olmalarının sebebi,onları yetersiz insanların yapmış olması, gelişme çağında takılıp kalmış insanlar, hasattan önce tarladan sökülüp atılması gereken insanlar. Bu tür insanları evlilik yoluna itmek, ilkokul birinci sınıf öğrencilerine cebir ödevi vermek gibi bir şey..."