Karşılığını büyük bir bedelle geri ödemeyecek hiç kimse bir günümü çalmasın; ruhum kendine sabitlensin, kendini geliştirsin,dışarıdaki hiçbir şeyle uğraşmasın.
Şunu söylemiyorum: "Dışsal unsurları hissetmez." Aksine onları yener ve kendisine saldıran unsurlar karşısında sakin ve huzurla ayakta durur. Tüm aksilikleri birer alıştırma sayar.
Senin, en iyilere en iyi şekilde davranan tanrılarla yakınlaşmanı sağlayacağım. Nitekim nesnelerin doğası iyi şeylerin iyi kişilere zarar vermesine müsaade etmez , iyi insanlar ile tanrılar arasında, erdemin birleştirici olmasından kaynaklanan bir dostluk vardır.
Bugün aidiyet hissettiğimiz topraklara bizim diyebiliyorsak bu Mustafa Kemal'in cesareti önderliği ve vizyonu sayesindedir.
Tepeden inme değil, içimizden biri olarak yetişen Atatürk, milli mücadelenin en kırılgan noktasında düzenlediği eğitim kongresi , mücadeleyi başlatan özgüveni ve vatan sevgisi, milleti getirmeyi hedeflediği seviye ve daha niceleri aşılamak istediği vizyon, Kemalizm'dir.
Bu bir ideoloji meselesi değil kan meselesidir.
Bahsedilen damarlardaki asil kanda maalesef ki bu vizyon yoktur ki ölümünden sonraki hiçbir süreçte ülke ne eğitimde ne modern anlamda muasır seviyeye ulaşamamış aksine gerilemiştir.