Ey Gazzem, utanıyorum adını anmaktan,
Secdede şehadet parmağını kaldırmaktan,
Tevhid ve şehadet kelimesini getirmekten,
“Elhamdülillah Müslümanım” demekten...
Utanıyorum, ey Gazzem...
Bunca zaman kendimi kandırmışım nefs ile;
Verdim zekât, tuttum oruç, namaz ve nafile...
İyi bir Müslüman zannettim kendimi kalben, dil ile.
Ey Gazzem, vurdun bana unutulmaz bir sille...
Utanıyorum, ey Gazzem...
Ellerimi duaya açıp Allah’tan af dilemekten,
Çocuklarımı koklayıp onları sevmekten,
Onların bana koşup “baba” demesinden,
Ellerinden tutup parklara götürmekten...
Utanıyorum, ey Gazzem...
Ey, peygamberleri gibi yetim kalan Gazze...
Sokaklarında karış karış olmuş cenaze,
Duymadı feryadını ümmet, düşmüş acze...
Sözde İslam ülkeleri olmuş batıya kepaze!
Ellerim bağlı, utanıyorum ey Gazzem.
Müslümanlar olmadı Medine gibi Ensar,
Siyonistler kan emdi, sanki yabani sansar...
Cümle-i cihanınız yere batsın, lanetli barbar!
Peygamberler katili, geçmişi arsız, gaddar...
Seni yalnız bıraktık...
Utanıyorum ey Gazzem...